YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2806
KARAR NO : 2010/4006
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2009
NUMARASI : 2008/15-2009/474
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 2821 ada 247 parselde bulunan A blok 2 nolu bağımsız bölüme davalının haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuş, birleşen karşı davasında ise taşınmazı davacıdan haricen satın aldığını belirterek tapu iptal tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının kayden davacıya ait bağımsız bölüme haksız olarak müdahale ettiği gerekçesiyle, elatmanın önlenmesine, birleşen tapu iptal tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı (k.davacı ) vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, elatmanın önlenmesi, karşı dava harici satın almaya dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 2801 ada 247 parselde bulunan 2 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davalının harici satışa dayalı olarak taşınmazı tasarruf ettiği, taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 26 ncı maddesi ve Noterlik kanunun 60. maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmi şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer tanınamaz ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re’sen gözetilir.
Ne varki, harici satış Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak bahşeder. Şu da ifade edilmelidir ki 1940 tarih 2 / 77 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca haricen taşınmazı temlik eden kişi aldığı satış bedelini karşı tarafa ödemedikçe haricen satın alan kişinin taşınmazı terk etmesini isteyemez.
Bu belirlemelere göre, karşı davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen karşı davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine .
Ancak, taraflar arasında 18.01.2007 tarihinde düzenlenen “gayrimenkul satış sözleşmesi” başlığını taşıyan belge uyarınca davacının satış bedelinden kaynaklanan varsa bir borcu bunun saptanması suretiyle belirlenecek değer üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine ve karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının ( karşı davacının ), bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.