Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2011/8420 E. 2012/5495 K. 12.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8420
KARAR NO : 2012/5495
KARAR TARİHİ : 12.03.2012

MAHKEMESİ :Ümraniye 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 09.02.2011
NUMARASI :Esas no:2010/971 Karar no:2011/53

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece kısa kararda velayeti davacıya bırakılan küçük Arslan için aylık 250.00 TL. nafakaya karar verildiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bu konuda karar verilmemek suretiyle çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.12.03.2012(Pzt.)
KARŞI OY YAZISI
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olduğu konusunda değerli çoğunlukla aramızda “görüş birliği” vardır.
Ne var ki bu çelişkinin hükmün “bütününü” özürlü kılacağını düşünmemize karşın değerli çoğunluk temyiz istemini sınırlayarak “çelişkili olmayan” bölümlerin kesinleşmiş olduğunu söylemektedir.
Bu düşünceye katılabilme olanağım yoktur.