YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18675
KARAR NO : 2013/19371
KARAR TARİHİ : 11.07.2013
Tebliğname No : 2 – 2012/152970
MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/08/2007
NUMARASI : 1999/712 (E) ve 1999/847 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5252 Sayılı Kanunun 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 Sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Dosya üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir.
Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için temel cezanın belirlenmesinde, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından dolayı TCK’nun 116/1 ve 151/1 maddelerinin uygulanması sırasında takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp gerekçeleri açıklanmak suretiyle yeni bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde evrak üzerinde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCY.nın 142. maddesinde tanımlanın hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra müştekiye karşı 5237 sayılı Yasanın 116/1-4. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması
3- Suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığını ihlâl ve mala zarar verme suçlarının uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilip, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, uyarlama yargılamasında kazanılmış hakkın söz konusu olmayacağının gözetilmesine, 11/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.