Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/21444 E. 2012/41973 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21444
KARAR NO : 2012/41973
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

Tebliğname No : KYB- 2012/110014
MAHKEMESİ :(TEKİRDAĞ) 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2011
NUMARASI : 2011/149 E – 2011/229 K
SUÇ : Resmi görevlilere görevlerinden dolayı hakaret

Resmî görevlilere görevlerinden dolayı hakaret suçundan sanık S.. T..’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 266/1, 269 ve 55/3. maddeleri gereğince 2 ay 20 gün hapis ve 686.00 Türk lirası adlî para cezalan ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına dair (TEKİRDAĞ) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2011 tarihli ve 2011/149 esas 2011/229 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02.04.2012 gün ve 2011/5448-19578 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2012 gün ve 2012/110014 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Anılan kararın hüküm kısmında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 266/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın 2 ay yerine, 2 yıl olarak yazılmasında,
765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 266/1 ve 269. maddeleri uyarınca tespit olunan 880.00 Türk lirası adli para cezasından, aynı Kanun’un 55/3. maddesi gereğince 1/3 oranında yapılan indirim sonucunda, 586,00 TL. yerine, hesap hatası yapılmak suretiyle 686,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmesinde,
17/05/1987 doğumlu olup, suçun islendiği 15/08/2004 tarihinde 18 yasını doldurmadığı anlaşılan sanık hakkında verilen 2 ay 20 gün hapis cezasının, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/2. maddesi uyarınca, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmemiş bulunulmasında,
İsabet görülmemiş ise de, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olunması karsısında, kurulan hükmün henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı nazara alındığında, bu hususlar kanun yararına bozma incelemesine konu edilmemiştir.
Ancak, mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş ise de, 5395 sayılı
Kanun’un 23. maddesinin 5560 sayılı Kanun’la değişmeden önceki halinin sanığın lehine olduğu cihetle, anılan Kanun’un 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, denetim süresinin de aynı Kanun’un 23/1-2. cümlesi uyarınca en fazla 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanığın, görevli memura hakaret suçu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olmadığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden, 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin ilk yasalaşan hali ile 5395 sayılı Yasanın, 5560 sayılı Yasanın 40. maddesi ile değiştirilen 23. maddesinin uygulanma koşulları bulunmamaktadır. 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinde yapılan değişiklikle, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayan suçlar nedeniyle verilen mahkumiyet hükümleri yönünden de hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün bulunmakla birlikte, 5395 sayılı Yasanın 23. maddesinin, 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki ilk halinin, üç yıla kadar hapis cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını olanaklı kılması, 5271 sayılı Yasanın 231.maddesinin 7.fıkrasındaki hükme benzer sınırlayıcı bir hüküm içermemesi ve zararın giderilmesi koşulunun çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması halinde aranmayabilmesi nedeniyle daha lehe olması karşısında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasalaşan ilk hali uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve karma uygulama yapılamayacağından, denetim süresinin de aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca 5 yıl olarak belirlenmesi gerektiğinden, tebliğnamenin, denetim süresinin en fazla 3 yıl olarak belirlenmesi gerektiğine ilişkin görüşüne katılınmayarak, (TEKİRDAĞ) 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip, itiraz edilmeden kesinleşen 31.05.2011 gün ve 011/149, 2011/229 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık S.. T.. hakkında 765 Sayılı TCK.’nun 266/1, 269, 55/3 maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 20 gün hapis ve 686,00TL. adli para cezasına ilişkin hükmün, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun suç tarihinde yürürlükte bulunan, 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki 23.maddesi uyarınca AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA, aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, mahkemenin takdirine göre denetim süresinin yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.