Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/7700 E. 2011/42767 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/7700
KARAR NO : 2011/42767
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

Tebliğname No : 2 – 2008/190282
MAHKEMESİ : Polatlı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2008
NUMARASI : 2006/597 (E) ve 2008/259 (K)
SUÇ : Elektrik hırsızlığı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunun 11. maddesine göre, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği, bu nedenle yokluğunda verilen hükmün sanık müdafii yerine sanığa tebliğinin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu ve katılan vekilinin 21.05.2008 tarihli dilekçesinin ise sanık müdafiinin temyiz istemine cevap niteliğinde olduğu ve katılan vekilinin temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hakkında sayaca girmeden özel hat çekerek kaçak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın, sorgusunda, iş yerinin genelikle kapalı olduğunu, kendisine ait iş yerinini yanında bulunan dükkanda bir süre çalışan işçilerin kaldığını, onların kendisine ait sayaçtan kablo ile hat çektiklerini, tutanak düzenlendiği sırada kendi isminin verildiğini savunması, soruşturma aşamasında yapılan keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporunda da, “iş yerinin bitişiğindeki büroya özel bir hattın girmesi nedeniyle tereddüt bulunduğu, özel hattın işçiler tarafından kesin olarak kullanıldığı, sanığın da kullanma ihtimali bulunduğunun” belirtilmesi karşısında; tutanak tanıkları ve soruşturma aşamasında görüşüne başvurulan bilirkişi H.. Ç..de hazır edilmek suretiyle mahallinde tekrar keşif yapılarak, harici hattın nereden nereye çekildiği ve tespit anında kullanılıp kullanılmadığı, kesin olarak belirlenerek, özel hattın çekildiği iş yeri tespit edildikten sonra, sanığa ait olup olmadığı konusunda, savunası da göz önüne alınmak suretiyle kolluk araştırması yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; adli sicil kaydına esas ilamının silinme şartları gerçekleşmiş olan ve katılan kurumun suç nedeniyle oluşan zararını gidermiş olan sanığın, 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumunun diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanması gerektiği, uygulanmaması yönünde kanaat edinilmesi halinde hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırım ve tedbirlere çevrilmesi hususlarının tartışılması gerektiği gözetilemeden, “sanığın oluşa uymayan beyanları nedeniyle ve kasten işlenmiş bu suçtan önceki suçu dikkate alınıp verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi hususunda mahkememizin takdir hakkını kullandığı anlaşılmakla taktiren ve koşulları oluşmadığından…” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 27/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.