YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13064
KARAR NO : 2014/16055
KARAR TARİHİ : 20.10.2014
HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/833-2014/506
Taraflar arasında görülen tapu kaydının düzeltimi davası sonunda, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ……….raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talebine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, duruşma gününü bildirir davetiyenin davacıya 10/12/2013 günü tebliğ edildiği, davacının 21/01/2014 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 21/01/2014 tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragat ettiğini bildirdiği, ancak haberdar olduğu halde 13/02/2014 tarihli duruşmaya gelmediği ve feragat hakkında beyanda bulunmadığı, mazeret dilekçesi de vermediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına, akabinde 20/05/2014 tarihli kararı ile de süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. HMK 310. Maddesine göre feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği gibi, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir.
Hal böyle olunca, feragat nedeniyle davanın reddine ve davalı yararına Avukatlık Ücret Tarifesinin 6 ve 12/2 maddeleri gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendime ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi talebine ilişkindir.
Somut olayda, davacıya duruşma gününü bildirir davetiye 10/12/2013 günü tebliğ edilmiş, davacı 21/01/2014 tarihli olarak verdiği dilekçesi ile davadan feragat etmiştir.
Mahkemece, 21/01/2014 havale tarihli dilekçesi ile davacının davadan feragat ettiğini bildirdiği, ancak haberdar olduğu halde 13/02/2014 tarihli duruşmaya gelmediği ve feragat hakkında beyanda bulunmadığı, mazeret dilekçesi de vermediği gerekçesiyle önce dosyanın işlemden kaldırılmasına, akabinde 20/05/2014 tarihli kararı ile de süresinde yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hemen belirtilmektedir ki, çoğunluk görüşünde de ifade edildiği üzere; davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer ve feragat kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur (HMK m. 311). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir (HMK m.309). Ne var ki, mahkemece her ne kadar feragat dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı olarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, bu husus davalı vekili tarafından temyiz konusu yapılmamıştır. Davalı vekili yalnızca hükmü vekâlet ücreti yönünden temyiz etmiştir. Bu durumda sayın çoğunluk tarafından temyiz kapsamı dışına çıkılarak, temyiz edilmeyen esas yönünden hükmün bozulmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bu nedenle, temyiz konusu yapılan Avukatlık Ücret Tarifesinin 6 ve 12/2. maddeleri gözetilerek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki bozma nedeni dışındaki, temyiz konusu yapılmayan bir husus olan davanın reddine karar verilmesi şeklindeki bozma nedenine katılamıyorum.