YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1852
KARAR NO : 2014/7086
KARAR TARİHİ : 03.04.2014
MAHKEMESİ : ORDU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/12/2012
NUMARASI : 2011/34-2012/531
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere,hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; davacının kayden maliki bulunduğu, fındık bahçesi niteliğindeki, . ada, 2 parsel, ..ada,. parsel, .ada, 2 parsel sayılı taşınmazlarda, davalı idarenin 2003 yılından itibaren “Ordu Barajı HES’lerine ulaşımı sağlamak amacıyla fiilen yol çalışması yapmak suretiyle kamulaştırmasız elattığı, 10/11/2010 tarihinde kamulaştırma işlemi yapılıncaya dek işgale devam ettiği, dolayısıyla anılan taşınmazların fiili elatma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında fındık üretimi yapılan taşınmazların kullanılamadığı saptanarak bilimsel verilere göre uzman bilirkişiler tarafından belirlenen ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davacının ve davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının ve davalının öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; ecrimisil kötü niyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir bedel olup zamanaşımı def’in bulunulmaması halinde en fazla beş yıllık süre için verilebilir. Zamanaşımı def’i ileri sürülmemişse beş yıldan fazla bir zaman için de ecrimisile hükmedilebilir.
Yukarıda vurgulanan ilke çerçevesinde, davalı tarafın süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def’inde bulunduğu, 25.5.1938 tarih, 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gereğince ecrimisil istekleri 818 sayılı Boçlar Kanunu 126 maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147.maddesi) hükmüne göre 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğu gözetildiğinde dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan; kural olarak ecrimisil isteğini içeren davalarda talep olması halinde, bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına, tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda işleyecek kademeli faize hükmedileceği kademeli faiz talebi yoksa yalnızca faiz talep edilmiş ise dava tarihinden itibaren yasal faize hükmolunabileceği de açıktır.
Hal böyle olunca dava dilekçesinde, kademeli faiz talebi açıkça belirtildiğine göre her dönem için tahakkuk eden ecrimisile, dönem sonundan itibaren işleyecek kademeli faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş olması da doğru olmadığı gibi usulüne uygun zamanaşımı itirazında bulunulduğu gözetilerek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönemi kapsayacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek 7 yıllık ecrimisile hükmedilmesi de isabetsizdir.
Kabule göre de; davacının ecrimisil talebi kısmen kabul edildiğine ve davalı davada vekille temsil edildiğine göre, reddedilen ecrimisil miktarı üzerinden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmiş olması da isabetsizdir.
Davacı ve davalının temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.