Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2013/20242 E. 2014/7808 K. 15.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20242
KARAR NO : 2014/7808
KARAR TARİHİ : 15.04.2014

MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2008/125-2013/462

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Asıl ve birleşen dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davanın ehliyetsizlik iddiasına dayanılarak bizzat davacı tarafından vekili aracılığıyla açıldığı, yargılama sırasında Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 03.06.2010 tarih 2008/1671 E. ve 2010/1593 K. sayılı ilamı ile vesayet altına alındığı, mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’ndan iki kez randevu alındığı, bu hususta davacıya verilen kesin süreler nedeniyle ara kararın yerinde getirilmediği, davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, ehliyetsizlik iddiasında tarafların gösterecekleri, tüm delillerin toplanılması tanıklardan bu yönde açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınması, varsa ehliyetsiz olduğu iddia edilen kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kağıtları, film grafilerinin eksiksiz getirtilmesi zorunludur. Bunun yanında, her ne kadar 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282. maddesinde belirtildiği gibi bilirkişinin “oy ve görüşü” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.
Hele ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesinden rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK’nin 409/2. maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür.
Somut olayda; davacı vasisi, davacının 11.03.2013 tarihinde Acil Koroner Arter Hastalığına bağlı geçirdiği By-Pass ameliyatı nedeniyle Adli Tıp Kurumu’nda bulunamadığını bildirip, 11.03.2013 ve 06.05.2013 tarihli 2’şer ve 1′ er aylık raporları dosyaya sunmuş, mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler gözetilmeksizin bu haliyle karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa hükümleri çerçevesinde bir araştırma yapılarak, davacının mevcut durumunun Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesinin uygun olup olmadığının değerlendirilmesi, gidemeyecek ise doktor raporları, gözlem kağıtları, film grafileri ile davacı tarafın sunacağı diğer tedavi evraklarının toparlanıp hep birlikte Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün belirtilen nedenlerden ötürü, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.