YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12518
KARAR NO : 2014/34249
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
Tebliğname No : 3 – 2012/288052
MAHKEMESİ : Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2012
NUMARASI : 2008/247 (E) ve 2012/283 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine hasren olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d-son maddeleri uyarınca, cezasının 5 yıl hapis cezasından az olamayacağı cihetle 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesi gereğince istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2)Sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c-d-son maddeleri gereğince uygulama yapılması,
3)Sanığın eylemi nedeniyle katılanda hem kemik kırığı, hem yaşamını tehlikeye sokan durum, hem de yüzde sabit iz şeklinde yaralanma meydana gelmiş olmakla, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilerek sanık hakkında daha ağır cezayı gerektiren suç olan, hayati tehlike geçirecek ve yüzde sabit iz meydana getirir şekilde yaralama nedeniyle TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d-son maddeleri gereğince ceza tayini gerektiren TCK’nin 87/1-c-d-son maddesinin tatbikinden sonra katılanın vücudunda oluşan kırık nedeniyle ayrıca 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılması,
4)Kabule göre de;sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d-son, 87/3. maddeleri uyarınca hükmolunan 6 yıl 8 ay hapis cezasından aynı yasanın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç hapis cezasının “5 yıl 6 ay 20 gün” yerine “5 yıl 7 ay 20 gün” olarak hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini
5)Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1 maddesindeki hak yoksunluklarına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6)Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.