YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1023
KARAR NO : 2014/10799
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ : Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2013
NUMARASI : 2012/579-2013/241
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazlarn Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak, üzerinde bulunan ağaçlara maktuen değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1) Aynı kamulaştırma nedeniyle kamulaştırılan komşu taşınmazların, sulu tarım arazisi olarak kabul edildiği ve davalı tarafın savunmaları da dikkate alınarak dava konusu taşınmazın sulanma imkanına sahip olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazın acele kamulaştırma dosyasında “devlet eliyle yapılmış sulama tesisi olmadığından kuru tarım arazisi” kabulü gerekçe gösterilerek taşınmazı kuru tarım arazisi kabul ederek değer belirleyen rapora göre eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2) Taşınmaz; kuru tarım arazisi niteliğinde kabul edilse bile acele kamulaştırma dosyasında 2011 yılı değerlendirmesine göre buğdayın dekara verimi 400, samanın 300 kg. alınmasına rağmen, bilirkişi kurulunca 2012 yılında dekara verim buğdayda 350 , samanda 300 ve silajlık mısırda 2500 kg olarak alınmıştır.
Yargıtay uygulamalarına göre arazi niteliğindeki bir taşınmazın değeri belirlenirken daha önceki yıllara ilişkin olarak (5yıl ) normal koşullarda Tarım İlçe Müdürlüğünce tespit edilen verim miktarlarının dikkate alınması gerekir. Verim miktarlarının geçmiş yıllara oranla bir yılda bu denli değişip azalmış olmasının olağan kabulü mümkün değildir.
Bu durumda taşınmazın normal veriminin alındığı yıllar ortalamasına göre bedelinin tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden dekara verim miktarında indirim yapılarak değer biçen rapora göre az bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.