YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18800
KARAR NO : 2014/18396
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/377650
MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/09/2011
NUMARASI : 1998/665 (E) ve 1999/148 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre, yakınana ait .. HA.. plakalı aracın 23.06.1998 tarihinde çalındığının bildirildiği, 29.09.1998 tarihinde başka bir suç nedeniyle yakalanan hükümlü ve temyize gelmeyen arkadaşı H.. B..ı’nın, 2 ay kadar önce .. HA.. plakalı aracı birlikte çaldıklarını ve Z..K..a sattıkları beyan ettikleri, 01.10.1998 tarihli yakalama tutanağı içeriğine göre de, hükümlünün Ziya’nın Akçakoca’daki evini, adı geçenin de aracın kızında olduğunu belirterek aracı polis ekiplerine gösterdiği, yakınanın duruşmada alınan beyanında aracın teybinin çalınmış ve koltuklarının değiştirildiğini belirttiği, yapılan incelemede aracın motor ve şase numarasının değiştirildiği ve başka plakanın takıldığı, bilirkişi raporuna göre aracın cam ve kapılarının muhkem nitelikte olduğu, yargılama sırasında dinlenen tanık F.. S…’in olay tarihinde aracın cam ve kapılarını kapatıp, aracı kilitlediğini, aracın gece vakti saat 02:15-04:00 arasında çalındığını beyan ettiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.01.2014 gün ve 2013/2-686 esas ve 2014/19 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusunu, çalınmak istenen aracın kendisinin oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında araca verilen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan da hüküm kurulamayacağı; motor ve şase
numarası, koltuk ve plakaları değiştirilen ve içindeki teybi alınan aracın bu haliyle yakınana iade edilmesinin kısmi iade niteliğinde olduğu gözetilerek; hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 (pek fahiş), 81. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143 (kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 168/1.), 53. maddeleri bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında değerlendirme ve uygulama yapılarak, her iki yasanın ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması suretiyle lehe Yasanın saptanması yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.