Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/7092 E. 2014/17478 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7092
KARAR NO : 2014/17478
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

Tebliğname No : 6 – 2009/236928
MAHKEMESİ : İstanbul 6. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/06/2009
NUMARASI : 2007/268 (E) ve 2009/258 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanığın yanındaki açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişi hakkında, 03.05.2007 tarih ve 2007/17333 soruşturma numarası ile tefrik kararı verildiği, mahkeme tarafından 27.03.2008 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereğince soruşturmanın akıbetinin sorulduğu ve Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın devam ettiğinin bildirildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Oluş ve dosya içeriğine göre, müşteki M.. A..’a ait kapıları kilitli minibüsün kapısını belirlenemeyen bir şekilde sanık Erdinç ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişinin açtıkları, düz kontak yapmak suretiyle çalıştırmaya çalıştıkları, 02.04.2007 tarihli tutanağa göre, gece 03:00 sıralarında 3 şahsın beyaz renkli bir minibüsü iterek götürmeye çalıştıklarının ihbarı üzerine, sanık Erdinç ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişinin iterek götürmeye çalıştıklarının görüldüğü, 2 şahsın kaçtığı, sanık Erdinç’in minibüsün yanında yakalandığı, bagaj
kısmında kağıt toplamakta kullanılan el arabası ve üzerinde içi dolu çuvalın bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık ve arkadaşlarının söz konusu minibüsü kullanma amacıyla değil mal edinme kastıyla götürdükleri gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 35/1.maddesi gereğince cezalandırılması yerine eylemlerinin aynı Yasanın 146.maddesi uyarınca kullanma hırsızlığı olarak değerlendirilip şikayet yokluğu sebebiyle 73.madde uyarınca düşme kararı verilmesi,

2-İddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanarak 5271 sayılı CMK’nın 191/2.maddesine aykırı davranılması,

3-Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında, 5395 sayılı Yasa’nın 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp raporunun aldırılmaması ve aynı Yasa’nın 3. fıkrası uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda gösterilmemesi,

4-Hükmün de açıklandığı son oturumda sanık 18 yaşını doldurmadığı halde 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı olarak oturumun, kapalı yerine, açık yapılması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

5-Sanık hakkında 146.madde uygulandığı halde; 5271 sayılı CMK.nın 225. maddesine aykırı davranılmak suretiyle ek savunması alınmadan yazılı biçimde hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.