YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1101
KARAR NO : 2014/11083
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
Mahkemesi : Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi : 15/05/2012
Numarası : 2010/835-2012/203
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalılardan S. İletişim Hiz. A.Ş. tarafından istenilmiş olup, temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1-Davacı tarafın temyizi kusur miktarına yöneliktir. Mahkemece davacı tarafın bilirkişi raporu doğrultusunda %50 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Dosyada toplanan delillerden hasarın şehir içerisinde meydana geldiği ve menhol kapaklarının görünebilir yerlerde olduğu anlaşılmaktadır. Telefon hatlarının geçtiği yerler işaretlenmemiş olsa dahi telefon şebeke hattı bulunduğu bilinen bir yerde kazı çalışması yapan davalı şirketin kazıyı yaparken daha dikkatli çalışması ve gerekirse kazıyı elle yaptırması gerektiği kuşkusuzdur. Bu olgular ve hasarın davalı tarafın kazı çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında dosya tekrar bilirkişiye verilerek özellikle davacı tarafa somut olayda yükletilmesi gereken müterafik kusur oranı yeniden saptanmalı, uzman bilirkişiden az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olguları yansıtacak biçimde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş davacı tarafın temyiz itirazının bu yönden kabulü gerekmiştir.
2-Davalılardan S. A.Ş.’nin temyiz itirazlarına gelince; iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
a)Davalılar arasında düzenlenen sözleşme niteliği bakımından eser sözleşmesidir. Temyiz eden davalı şirketin diğer davalı ile birlikte oluşan zarardan müteselsilen sorumlu tutulabilmesi için iş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması gerekir. Ne var ki; hasarın meydana geldiği yerde yapılan işe ait davalılar arasında düzenlenen sözleşme örneği getirtilmediğinden az yukarıda açıklanan hukuki olgu açıkça denetlenememektedir. Hal böyle olunca; davalılar arasında işin yapımına ilişkin düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamenin aslı ya da onaylı örneği davalılardan getirtilerek incelenmeli, bu suretle davalıların meydana gelen zarardan dolayı müteselsil sorumlu olup olmadıkları, açık bir anlatımla temyiz eden davalı şirkete husumet yöneltilip yöneltilmeyeceği duraksamasız belirlenmelidir. Davanın çözümü için gerekli tüm belgeler getirtilmeden hüküm verilmesi doğru görülmemiş, davalı tarafın temyiz itirazının bu yönden kabulü gerekmiştir.
b)Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E, 2010/636 K. Sayılı ilamında da vurgulandığı üzere hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden tahsili istenilen işletme zararı, işçilik ve vasıta gideri zarar kalemlerinin davalı taraftan tahsili gerektiği yönündeki bilirkişi raporuna davalı tarafın itiraz ettiği, tahsili istenen bedelin bir bölümünün davacının kendi çalıştırdığı işçilere ve araç sürücülerine ödediği ücretler ile araçların yakıt giderlerine, bir başka deyişle genel idare giderlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kurumun onarım giderleri ve işletme zararı belgelerinde belirtilen miktarlar doğru kabul edilerek, eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Davacı tarafça hasarın giderilmesi için özel olarak işçi tutup çalıştırma veya harcama yapıldığına ilişkin dosyaya sunulan belgeler davalı tarafın itirazı doğrultusunda incelenmemiş bu konularda bilirkişiden ek rapor alınmadan karar veilmiştir. Davacı tarafın isteyebileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş davalının temyiz itirazının bu yönden de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı S, A.Ş.’nin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, kararın (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı taraf yararına, (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle de adı geçen davalı şirket yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgilisine iadesine, 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.