YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12347
KARAR NO : 2014/14629
KARAR TARİHİ : 15.07.2014
Tebliğname No : K.Y.B. – 2014/106550
Ticari defterleri 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na uygun surette tutmama eyleminden kabahatli S.. Ş.. hakkında 6102 sayılı Kanun’un 562/1-c ve 562/14. maddeleri gereğince 12.000,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair, Sakarya Valiliği Ticaret İl Müdürlüğünün 01/08/2013 tarihli ve 2-739 sayılı idari para cezası kararına karşı yapılan başvurunun süresinden sonra yapıldığından bahisle reddine ilişkin, Sakarya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/11/2013 tarihli ve 2013/1151 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2013 tarihli ve 2013/818 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.03.2014 gün ve 18729 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2014 gün ve KYB. 2014-106550 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12/1. maddesinde yer alan “Hükmü şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır.” hükmü ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20/1. maddesinde yer alan “Tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden çok ise yalnız birine yapılır.” ve 21. maddesinde yer alan “(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya içerisinde bulunan tebligat mazbatası incelendiğinde tebliğ alan kişinin isim ve sıfatının belirlenmediği gibi tebliğ mazbatası üzerinde sadece imzasının bulunduğu, mahkemesince yapılan araştırma neticesinde tebliğ alan kişinin kabahatli şirketin Basın Ve Halkla İlişkiler Medya sorumlusu olarak çalıştığının tespit edilmesine karşın söz konusu tebliği alan kişinin tüzel kişinin yetkili temsilcisi veya Yönetmelik hükümleri gereğince yetkili memur veya müstahdem olduğuna ilişkin tebliğ mazbatası üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığı da dikkate alındığında, yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve idari para cezasına karşı yapılan başvurunun süresinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği düşünüldüğünden, yapılan itirazın belirtilen gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.12.2013 tarih ve 2013/818 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 15.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.