Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/4919 E. 2012/4811 K. 26.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4919
KARAR NO : 2012/4811
KARAR TARİHİ : 26.04.2012

MAHKEMESİ : KIRIKKALE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2011
NUMARASI : 2006/151-2011/294
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan eşi M.D.’ın çekişme konusu 111 parça taşınmazından bir kısmını birlikte yaşadığı kadından olma oğlu S.D.’a satış suretiyle devrettiğini, bir kısım taşınmazları ise parasını ödediği halde oğlu üzerine kaydettirdiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, S.D.’ın ölümü ile de davalıların mirasçı kaldıklarını ileri sürerek, tapunun iptali ile miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, satışların gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, murisin temlik ettiği 7 parça taşınmaz yönünden muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde kabul kapsamına alınan 934 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan parsellerin miras bırakanın temliki ile davalıya intikal ettirilmediği saptanmak, bedellerinin miras bırakan tarafından ödenerek sicil kaydının davalı üzerine intikalinin sağlanması işleminin gizli bağış (elden bağış) niteliğinde olduğu ve koşullarının varlığı halinde Türk Medeni Kanunu’nun 560 ila 571. maddesi arasında öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği, oysa davada tenkis isteği bulunmadığına göre bu parseller bakımından 1.4.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gözetilmek suretiyle davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; çekişme konusu taşınmazlardan 441 parsel sayılı taşınmazın tamamı miras bırakan tarafından temlike konu edildiğine göre bu taşınmazın tamamı üzerinden davanın kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ½ payının muristen geldiği kabul edilmek suretiyle ½ pay bakımından hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Kabule göre de; 934 parsel sayılı taşınmaz miras bırakandan intikal etmemesine karşın bu parsel bakımından davanın kabulü doğru değil ise de, temyize gelenin sıfatına göre aleyhte bozma yasağı bulunduğundan anılan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.