Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2012/2437 E. 2012/5763 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2437
KARAR NO : 2012/5763
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ : ANAMUR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2011
NUMARASI : 2010/768-2011/377
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar tarafından süresinde temyizi üzerine dosya ve Tetkik Hakimi raporu incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilşkin olup, davalıların paylarından fazla yer kullandıkları gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen kararın yalnızca davalı Asiye İmdat tarafından temyizi üzerine Dairece; ” çekişmeli taşınmazda tüm paydaşları bağlayıcı bir fiili kullanım biçimi oluştuğu ve bu fiili duruma göre her paydaşın kullandığı bölümlerin sınırının zeminde belli olduğu, davacıların kullanımına bırakılan bölümlere fiili bir elatma bulunmadığı halde oluşan fiili kullanım biçimine göre değil, paylara isabet eden m2 üzerinden sonuca gidilmesinin doğru olmadığı, öte yandan çekme mesafesine uyulmaksızın yapı yapılması idareyi ve idari yaptırımı ilgilendirdiği halde bu durumunda karara gerekçe yapılmasının isabetsiz olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ” hususlarına değinilmek suretiyle bozulduğu ve mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilâmı doğrultusunda davalı Asiye İmdat yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; her iki davalı yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak 11.03.2009 tarihinde verilen ilk hüküm yalnızca davalı Asiye tarafından temyiz edilmiş, diğer davalı M.ise temyiz etmemiştir. Bu nedenle davalı M.U. hakkında verilen ilk hüküm kesinleşmiş ve davacı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur.
Hal böyle iken; mahkemece bozma kararına uyularak hakkında verilen kabul kararına dair ilk hükmü temyiz etmeyen davalı M.U. hakkında bu kez ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.