Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16744 E. 2014/17964 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16744
KARAR NO : 2014/17964
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/05/2014
NUMARASI : 2014/83-2014/83 D.İŞ

Bakırköy (Kapatılan) 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/05/2014 tarih ve 2014/83-2014/83 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, müvekkilinin ihtiyati haciz kararına konu çekte hem kendi isminin altındaki imzanın, hem de yetkilisi bulunduğu şirketin kaşesi üzerindeki imzanın üzerini çizerek iptal yazmak suretiyle şahsen ve yetkilisi olduğu şirket bakımından ciroları iptal ettiğini, TTK’nın 790. maddesi uyarınca çizilmiş ciroların yazılmamış hükmünde olduğundan bu ciroya istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf (alacaklı) vekili, sadece şirket adına yapılan cironun iptal edilmiş olup, muterizin cirosunun iptal edilmediğini savunarak, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın İİK’nın 265. maddesinde belirtilen itiraz sebeplerinden olmayıp, menfi tespit davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda da özetlendiği şekilde itirazın İİK’nın 265. maddesinde belirtilen sebeplerden olmadığı, menfi tespit davasında değerlendirilebileceği gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK’nın 265. maddesinde ”Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” hükmünün düzenlendiği, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesinde de ”Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. ” yasal düzenlemesinin bulunduğu, somut olayda ihtiyati haciz talebine konu çekte bulunan cironun iptal edildiğinden TTK’nın 790. maddesi uyarınca yazılmamış hükmünde olduğu anlaşılmıştır. Muteriz vekili de çekteki cironun yazılmamış hükmünde olduğundan bahisle bu ciroya istinaden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Bu husus İİK’nın 265. maddesinde tahdidi olarak belirtilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ilişkin olduğundan, mahkemece itirazın İİK’nın 265. maddesi kapsamında nazara alınarak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.