YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15985
KARAR NO : 2014/2759
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
Tebliğname No : 5 – 2011/350244
MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/06/2011
NUMARASI : 2011/179 (E) ve 2011/825 (K)
SUÇ : Mühür bozma
Sanığın “ev benim adıma kayıtlıdır, sayaç da benim adıma kayıtlıdır, yalnızca ben 2000 yılından 2008 yılına kadar çocuk okuttuğum için Ceyhan’da ikamet ettim, bu süre içerisinde köydeki evim boş kaldı, benim Tedaş’a bir miktar borcum vardı, buna istinaden tedaş görevlileri benim elektriğimi direkten kestiler, sayacıma herhangi bir müdahale yapmadılar, sayacımı mühürlemediler” şeklindeki savunması, 19.06.2006 mühürleme tutanağında sanığın imzadan imtina ettiğinin belirtilmesi, 26.01.2010 tarihli mühür fekki tutanağında sanığın imzasının bulunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından 19.06.2006 ve 26.01.2010 tarihli tutanakları düzenleyen görevlilerin tanık sıfatı ile dinlenerek tutanağın düzenlendiği tarihlerde sanığın evde oturup oturmadığının sorulması, savunma doğrultusunda evde kim veya kimlerin oturduğunun duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılması, sanığın evde oturduğunun belirlenmesi halinde, Uyap ortamında yapılan araştırma sonucunda sanık hakkında 20.01.2010 tarihli mühür bozma eyleminden dolayı Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/521 esas sayılı dosyasının bulunduğu, temyiz incelemesine konu dosyada ise 26.01.2010 tarihli mühür bozma eyleminden dolayı 02.02.2011 tarihli iddianameyle dava açılmış olduğunun anlaşılması nedeniyle, farklı tarihlerde işlenen mühür bozma suçlarının düzenlenen ilk iddianame tarihine kadar zincirleme tek mühür bozma suçunu oluşturabileceği cihetle; zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi amacıyla; anılan dava dosyasının getirtilip bu yönüyle incelenerek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, bu kapsamda, sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle münhasıran önceki cezada zincirleme suç hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkacak olan ilave cezaya hükmolunabileceği gözetilerek sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yetinilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.