YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15543
KARAR NO : 2014/6285
KARAR TARİHİ : 31.03.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2011/309-2013/123
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.04.2013 tarih ve 2011/309-2013/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen ticari vekillik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalının Tophane’de bulunan şubesini işletmek suretiyle kargo taşımacılığı servis hizmeti vermeyi üstlendiğini, sözleşmenin 31.07.2010 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalıdan cari hesaptan kaynaklanan 17.132,60 TL alacağı bulunduğunu, ayrıca taraflar arasında akdedilen Ticari Unvan ve Marka Kullanım Anlaşması uyarınca ödenen bedelin sözleşmenin erken fesih nedeniyle kullanılmayan kısma tekabül eden 6.000,00 TL’nin iadesi gerektiğini, davalı hakkında başlatılan takibe davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, marka kulanım anlaşması nedeniyle talep edilen bedele ilişkin davanın hakem heyetinde çözülmesi gerektiğini, ticari vekillik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının her hangi bir cari hesap alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen Ticari Unvan ve Marka Kullanım Anlaşması’nın 9.1 maddesine göre sözleşmeden doğacak her türlü ihtilafın çözümünde hakem heyetinin yetkili olacağının düzenlenmesi nedeniyle marka kullanım bedeli talebi konusunda taraflarca tayin edilecek hakem heyetinin yetkili olduğu, davalının sözleşmeyi geciktirilen ödemeler nedeniyle haklı nedenle feshettiği, ancak bu durumun fesih tarihine kadar davacının davalıdan cari hesap alacağı varsa bu alacağını talep etmeye engel teşkil etmeyeceği, davacının davalıdan 15.257,61 TL alacaklı olduğu, davalının bu bedeli davacıya ödediğini yazılı delillerle kanıtlayamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın cari hesap alacağı yönünden kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan hükmolunan alacağın %40’ı oranında davacı yararına icra inkar tazminatı hükmedilmesine, isim hakkı bedeline ilişkin davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçeli kararın davalı vekillerinden Av. D.. A..’ın dosyaya bildirilmeyen ve daha önce tebligat yapılmayan bir adresine Tebligat Kanunu 21. maddeye göre yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, 04/06/2013 tarihli tebligat geçersizdir.Davalı vekili ise, mahkemenin 17.04.2013 tarihli ilamından 18.07.2013 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiştir. Bu durum karşısında temyiz eden davalı vekilinin temyiz talebi süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı tarafından sunulan tarihsiz ”Tutanaktır” isimli belgede, ticari vekil O.. B..’un ticari vekilliğinin feshi sonrasında müşterilerde çıkan mutabakatsızlıklar nedeniyle 5.646,91 TL fatura açığı bulunduğu belirtilmiştir. Davalı tarafından söz konusu tutanakta belirtilen 5.646,91 TL’nin 3.771,91 TL’lik kısmına ilişkin fatura kayıtları sunulmuştur. Mahkemece davalı tarafından sunulan faturalara ilişkin gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle denetime uygun rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine , (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.