Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3779 E. 2015/11107 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3779
KARAR NO : 2015/11107
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2014
NUMARASI : 2014/495-2014/607

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2014 tarih ve 2014/495-2014/607 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin müdürü iken açılan dava sonucunda şirket müdürlüğünden azline karar verildiğini, müdürlük görevi sırasında şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 57.576,00TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 12/09/2013 tarihinde ortaklar arasında yapılan protokol hükümlerine göre, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının ileri sürdüğü tüm iddiaların mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin “devreden” ve “devralan” tüm ortaklarının 12.09.2013 tarihli protokolde yer alması nedeniyle protokolün davacı şirket yönünden bağlayıcı olduğu, protokol hükümlerine gereği davalının davacı şirket tarafından ödenen 886,00 TL vergi cezasından ve ayrıca şirkete ait araçların satışı nedeniyle sigorta sözleşmesinin iptalinden doğan ve şirkete iadesi gerekirken davalının kredi kartı hesabına geçen 491,60 TL ve 131,38 TL olmak üzere toplam 1.508,98 TL’ den sorumlu olduğu, ancak diğer alacak kalemleri nedeniyle protokol hükümlerine göre dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.508,98 TL’nin 06/12/2013 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket müdürü aleyhine açılan sorumluluk davası olup mahkemece 12.09.2013 tarihinde yapılan protokol hükümleri gereğince bir kısım alacak kalemleri yönünden dava reddedilmiştir. Mahkemece de kabul edildiği üzere, 12.09.2013 tarihli protokolde tüm ortaklar bulunup; şirket taraf görünmemekle birlikte iş bu protokole şirketin tüm ortaklarının katıldığı gözetildiğinde mahkemece bunun bir çağrısız genel kurul toplantısı olarak kabul edilmesi yerinde ise de, yöneticinin ibrası Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince ancak konunun açıkça tartışılıp sonunda gerekli nisapla ibra kararı alınması ile geçerli olup, yöneticinin iş ve eylemleri belirtilmeden ibra söz konusu olamaz.
Mahkemece genel kurul tutanağı olarak kabul edilen tutanak incelendiğinde, bu tutanakta yer alan ” İ. Özel Eğitim ve Öğretim Yurt Sağlık ve Bak. Hiz. Ltd. Şti’ndeki hisselerini devredenler ve devralanlar karşılıklı devir tarihinden önceki döneme ait hususlarda birbirlerine dava açmayacaklarını ve açılmış olan davalardan feragat etmeyi taahhüt eder” şeklindeki kararı geçerli bir ibra olarak nitelendirilemez. Davacı şirket, bu protokolün akabinde davalı müdürün görevden ayrılmasından sonra defterlerin incelenmesi sonucu zarara uğradığının tespit edildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece taraflar arasındaki Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/265 Esas 2013/167 Karar sayılı dava dosyası ve 18.07.2013 tarih ve 2013/3 sayılı toplantı tutanağı da gözetilerek açık bir ibra olup olmadığının incelenmesi ve olmadığı sonucuna varılması halinde de davacının her bir talebi yönünden sorumluluğunun bulunup bulunmadığının ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.