YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3832
KARAR NO : 2015/46141
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
Tebliğname No : 6 – 2014/217408
MAHKEMESİ : Bingöl Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2013/150 (E) ve 2014/182 (K)
SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık S.. K.. savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar, mağdurun üzerinde bulunan kendisine ve babasına ait bankamatik maaş kartlarını yağmaladıktan sonra bu banka kartlarını kullanarak mağdura ait hesaptan para çekmeye kalkıştıklarının iddia edilmesi karşısında, el ve iş birliği ile birlikte hareket eden sanıklar S.. K.., H.. B.. ve F.. T.. hakkında banka kartının kötüye kullanılmaya kalkışma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 245/1, 35. maddeleri uyarınca zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir.
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık S.. K.. hakkında mağdur R.. Y..’a yönelik yağma suçu için kurulan hüküm yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında kurulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK’nın 110. maddesinin şartları oluşmadığı halde uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından ve mağdurun ifadelerine göre, kendisine yönelik eylemlerinin 09.02.2013 günü saat: 14.30 da başlayıp saat: 17.00-18.00’e kadar devam ettiğini belirttiği, 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca suç tarihinde gece vaktinin 17.52’de başladığının anlaşılmasına göre, suç gündüz vakti işlendiği halde TCK’nın 149/1-h maddesi ile uygulama yapılmış ise de, mahkemenin teşdit gerekçeleri karşısında sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca, cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar S.. K.., H.. B.. ve F.. T.. hakkında mağdur R.. Y..’a yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerde, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; ancak, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde, kendi altsoyları üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
2- Sanık S.. K.. hakkında ruhsatsız mermi bulundurma suçundan kurulan hükümde, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81.maddesiyle 5275 sayılı Yasanın 106.maddesinde yapılan değişikliklerin gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar S.. K.., H.. B.. ve F.. T.. savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık S.. K..’in savunmanı Av. E… K…’in duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık S.. K.. hakkında mağdur R.. Y..’a yönelik yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan
hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetlerinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamalarına” cümlesinin yazılması ve S.. K.. hakkında ruhsatsız mermi bulundurma suçundan kurulan hükümden “adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğine” ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “Sanığın, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödememesi halinde, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, sanığın iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ilişkin oybirliğiyle alınan karar 16.12.2015 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.