Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/4851 E. 2015/28455 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4851
KARAR NO : 2015/28455
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2011/138863
MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/12/2010
NUMARASI : 2010/68 (E) ve 2010/844 (K)
SUÇ : Resmi belgede shatecilik

I-Katılan vekilinin, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Katılan vekilinin ve sanık müdafinin, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi nedeniyle aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, ancak belge sayısının TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği cihetle, aynı tanzim tarihli suça konu 4 adet bononun aynı anda kullanılması karşısında; zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nun 43. maddesi uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 204/1 ve 43. maddelerinin tatbiki ile verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, aynı Yasanın 62. maddesi uygulaması ile “2 yıl 1 ay” hapis cezasına indirilmesi gerektiği halde, “1 yıl 13 ay” hapis cezası verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.09.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.