YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9721
KARAR NO : 2015/23922
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 14/01/2015
NUMARASI : 2013/587-2015/44
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, eksik inceleme, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalarının miktarları, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece dinlenilen davacı tanıklarının beyanları ile davacı tarafından ispat edilmek istenen hususlar hakkında yeter derecede bilgi edinildiğinin ve davacının kalan tanıklarının dinlenilmemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 241. maddesine uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, “davacı kadının saygısız olduğu ve ortak evi terk ettiği, davalı erkeğin ise eşine fiziksel şiddet uygulayıp eşini tehdit ettiği” gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK.md.174/1-2) isteklerinin reddine karar verilmiş ise de, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; son olarak davalı erkek ve annesi tarafından davacı kadına fiziksel şiddet uygulandığı ve bu olaydan sonra davalı ve annesinin ortak konuttan ayrıldıkları, ortak konutta kısa bir süre daha yalnız kalan kadının da bir hafta sonra evden ayrılarak anne ve babasının yanına döndüğü anlaşılmaktadır. Kadının saygısız olduğuna dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Eşinden ve kayınvalidesinden şiddet gören kadının ortak konuttan ayrılması da haklı sebebe dayanmakta olup kendisine kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminat şartları oluşmuştur. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK.m.4, TBK. 50,51,52,58) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 2013 doğumlu Furkan Yusuf’un ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5-Yargılama gideri haksız çıkan taraftan alınır (HMK md.326). Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK.md.323). Boşanma davası kabul edildiğine göre davada haksız çıkan taraf davalı olup, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerekirken, tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle bu giderlerin taraflar arasında eşit olarak paylaştırılması doğru olmadığı gibi, aynı gerekçeyle davalı yararına da vekalet ücretine hükmolunması da usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. 3. 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer yönlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.12.2015(Pzt.)