Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2032 E. 2015/7385 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2032
KARAR NO : 2015/7385
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2014
NUMARASI : 2014/226-2014/358

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2014/226-2014/358 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ve tanınmış “C.” ibareli veya bu asıl unsurun başka bir kelime ile kullanıldığı bir çok markanın bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilinin bu markaları ile iltibasa sebep olacak “D. C.” ibareli işaret için kötüniyetle tescil başvurusu yaptığını, davalı kurum nezdindeki itirazlarının YİDK’nca nihai olarak reddedildiğini, “D.” kelimesi çatı markasını oluşturduğundan benzerlik değerlendirilmesinde dikkate alınamayacağını, “C.” ibaresinin ise müvekkili markaları ile benzerliğinden davalı şirketin başvurusunun kabulü halinde seri marka intibağını uyandıracağını, iltibasa meydan vereceğini, müvekkilinin markaları ve ticari itibarının zarar göreceğini, davalı şirketin haksız yararlanmasına yol açacağını ileri sürerek TPE YİDK’nin 2014-M-4597 sayılı kararının iptalini, davalı şirketin 2012/17705 sayılı başvurusuna konu “D. C.” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, “C.” ibaresinin ayırdediciliğinin bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8/4’üncü maddesinin şartlarının oluşmadığını, iltibas tehlikesinin doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markalarının tanınmış olarak nitelendirilemeyeceğini, cep telefonlarına işaret eden “C.” ibaresinin diğer GSM operatörlerince de tescil edilerek kullanıldığını, bu ibarenin ayırdediciliğinin bulunmadığını, müvekkili başvurusuna konu işaretin ayırdedici unsurunun “D.” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “C.” ibaresi ile değil “C.” ibaresi ile başvurduğu, bu ibarenin daha çok Denizbank’ı işaret ettiği, davacı markalarının 9, 36 ve 38. sınıf mal ve hizmetler yönünden zayıf marka oldukları, zayıf markaların ayırdediciliği yüksek markalar gibi korunamayacağı, markalar arasında tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerliğin bulunmadığı, davalı şirket işaretinin D.’ın markalarını hatırlatacağı, davacı markalarından farklı olduğunun algılanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.