Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/20431 E. 2015/35778 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20431
KARAR NO : 2015/35778
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

Tebliğname No : 3 – 2014/40916
MAHKEMESİ : Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/11/2013
NUMARASI : 2013/354 (E) ve 2013/511 (K)

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Sanık hakkında, önceki ilamla hükümlülüğüne, CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine kararı verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra işlediği kasıtlı suç nedeniyle, hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de, temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa’nın 141/3. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
2) Sanığa duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhatlı davetiye de tebliğ olunması gerektiği gözetilmeyerek, 5271 sayılı CMK’nin 176/2. maddesi uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde zorla getirileceği meşruhatını içeren duruşma gününü bildiren davetiye tebliği ile duruşmaya gelmemesi üzerine dinlenmesinden vazgeçilerek sanığın savunması alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Sanık savunmalarında mağdur Ahmet’in kendisine hakaret ettiğini söylediğine göre, sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.