Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2015 E. 2015/28707 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2015
KARAR NO : 2015/28707
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret, yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Katılan sanık T.. E.. hakkında yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz incelemesinde,
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 04/06/2013 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanığın yaptığı itirazı üzerine, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
1-Katılan sanık B.. A.. hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet, hakaret, tehdit, mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine yapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Katılan sanık T.. E..’nin tanık …….. ile evli oldukları, diğer katılan sanık B.. A..’ın ise tanık Hayriye’nin eniştesi olduğu, suç tarihinde Tanık ….’nin kardeşi ….’in, eşi ….’ın diğer akrabalarıyla birlikte katılan sanık ….’in evine ziyarete geldikleri, bayramlaşma sırasında tanık ….’nin kardeşi …..’un hoşgeldin diyen katılan sanık ….’e hiçte hoş gelmedik demesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, katılan sanık Burak’ın diğer katılan sanık ….’i itekleyerek evinin mutfağına götürüp “lan sen benim kim olduğumu biliyor musun, benim babam eski milletvekili, ben adamı ne yaparım lan göreceksin,hakim kim savcı kim, 13 aylık çocuğu kime verdirdiğimi de göreceksin, senin ananı sinkaf ederim” diye tehdit ve hakarette bulunup mutfakta eline aldığı ….’e ait çay bardağını masaya vurarak kırıp bardağı ısırıp “aklını alırım lan senin” dediği, katılan sanık …..’ın yine diğer katılan sanık …..’e “benim aileme konuşan adamın anasını sinkaf ederim, senin ananı sinkaf ederim “diye hakarette bulunduğu, katılan sanık ….. ayağa kalktığında katılan sanık …..’ın tokatla ….’in yüzüne vurduğu, katılan sanık …..’in de yakasından tutup sen ne karışıyorsun, karı koca arasına girme diyerek ” senin ananı sinkaf ederim” dediği, böylece katılan sanık B.. A..’ın mala zarar verme, kasten yaralama, tehdit ve hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, katılan sanıkların beyanlarında bardağı kendilerinin kırmadıklarını beyan ettikleri, kimin kırdığına ilişkin tanık beyanıda bulunmadığını, katılan sanık beyanları, tanık beyanları, genel adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında husumet bulunuğu ve tanıkların katılan sanık …..’e karşı beyanlarını yönlendirebileceği ihtimaline dayanan mahkemenin hakaret, tehdit, mala zarar verme suçlarından beraatine, kasten yaralama suçundan mahkumiyetine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 15/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.