YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/82
KARAR NO : 2015/12115
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
Ağır Ceza Mahkemesi
Hüküm : 93 TL gelir kaybı ile beraat edilen ceza dava dosyasına ilişkin 4.620 TL beraat vekaleti toplamı 4.713 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacı vekilinin, davacının sigortalı işçi olarak çalıştığı yönündeki beyanı da dikkate alınarak, 28.01.2011 – 31.01.2011 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kalan davacının, SGK hizmet döküm evrakının ilgili kurumdan celp edilip, incelenerek davacının gözaltına alındığı dönemde resmi kayıtlarda yer alan herhangi bir çalışmasının bulunup bulunmadığı tespit edilerek, bulunması halinde davacının çalıştığı işyerinden aldığı ücrette gözaltında kaldığı süre nedeniyle herhangi bir kesinti yapılıp yapılmadığı belirlenip kesinti yapılmamış olması halinde herhangi bir gelir kaybının bulunmadığı dikkate alınarak bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi kesinti yapılmış olması halinde yapılan net kesinti tutarı kadar gelir kaybı tayini gerektiği, davacının ilgili dönemde resmi kayıtlarda yer alan herhangi bir çalışmasının bulunmadığının tespiti halinde ise geliri ve gelir kaybı miktarı konusunda herhangi bir belge ibraz edemeyen davacı lehine, gözaltında kaldığı dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanacak tutarın gelir kaybı olarak tayini gerektiği gözetilmeden, davacı vekilince ibraz edilen ancak davacının gözaltında kaldığı döneme ait olmayan 2013 yılı Nisan ayında düzenlenen maaş bordosu üzerinden ve davacının 4 gün süre ile gözaltında kaldığının kabul edilmesi suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Davacı vekili tarafından ibraz edilen serbest meslek makbuzları üzerinde herhangi bir dosya numarasının yazılmadığı ve hangi ceza dava dosyasının vekalet ücreti ödemesine ilişkin olduklarının anlaşılamadığı dikkate alındığında, tazminat isteminin dayanağı olan ceza dava dosyası celp edilerek, anılan serbest meslek makbuzlarının davacı tarafça dosyaya sunulup sunulmadığı ve sunulmuş olmaları halinde evrak üzerinde hakim havalesinin bulunup bulunmadığının araştırılarak, bahse konu serbest meslek makbuzlarının tazminat isteminin dayanağı olan ceza dava dosyasına ilişkin olduklarının tespit edilememesi durumunda maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği, ceza dava dosyasına ilişkin olduklarının tespit edilmesi halinde ise 29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği davacı tarafından sunulan 14.10.2011 tarihli 1.000 TL’lik ve 10.05.2013 tarihli 4.500 TL’lik serbest meslek makbuzları üzerindeki toplam 5.500 TL vekalet ücreti bedelinden, davacı lehine beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken 2.640 TL tutarındaki vekalet ücretinin mahsup edilmesi suretiyle hesaplanacak olan 2.860 TL vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiği ve maddi tazminat kapsamına dahil edilen bu vekalet ücreti tutarınına, ödeme tarihleri olan serbest meslek makbuzlarının düzenlenme tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Yasal faizin gözaltı tarihinden itibaren talep edilmesi karşısında, kabul edilen gelir kaybı ve manevi tazminat miktarları bakımından gözaltı tarihi olan 28.01.2011 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, 28.11.2011 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,
4- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacının 3 gün süre ile gözaltında kaldığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
5- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.