YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12192
KARAR NO : 2015/14482
KARAR TARİHİ : 03.07.2015
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın tespiti
… ile … ve … aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 15.04.2005 gün ve 322/87 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … oğlu …, dava konusu 108 ada 1 parsel üzerindeki 2 katlı betonarme binanın kendisi tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dahili davalı … oğlu … duruşmadaki beyanında parsel üzerindeki 2 katlı evin davacı tarafından yaptırıldığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taşınmaz üzerindeki 2 katlı binanın davacı tarafından meydana getirilip getirilmediğinin tespitine ilişkindir.
HMK m.106/2 uyarınca kural olarak eda davasının açılması gerekirken tespit davası açılamaz. Tespit davasının açılması için bunu isteyenin hukuki yararının bulunması ve bunun davanın sonuna kadar güncelliğini devam ettirmesi gerekir. Tespit davaları uyuşmazlığı çözer nitelikte olmayıp icra ve infaz kabiliyeti de bulunmamaktadır. Ne var ki, Dairemizce istisnai bazı durumlarda muhdesatın tespiti davalarının açılmasında hukuki yararın bulunduğunu kabul etmektedir. Derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kamulaştırma işlemlerinin, kentsel dönüşüm uygulamasının bulunması bu istisnai durumlara örnektir. Ortaklığın giderilmesi davası tapuda malik görünen elbirliği ya da paylı mülkiyet şeklindeki ortaklar arasında görülür.
Somut olayda dava konusu 108 ada 1 parsel 1/2’şer oranda paylı mülkiyet şeklinde davalı … ile dahili davalı … oğlu … adına kayıtlıdır. Görüldüğü gibi tapuda davacı … oğlu … malik olmadığı gibi paydaş … oğlu …’in oğlu olmakla birlikte adı geçen dahili davalı sağ olduğundan davacı henüz mirasçılık sıfatını da kazanmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde görüldüğünün kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’ın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca HUMK’ın 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.