Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/19857 E. 2015/9064 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/19857
KARAR NO : 2015/9064
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık … hakkında; TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Sanık Buket Özdemir hakkında; TCK’nın 85/1, 31/3, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet,

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, Sanık …, Sanık … müdafii ile Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
Sanık …’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin tüm, mahalli Cumhuriyet savcısının diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde ölenin bulantı kusma ve ateş şikayeti ile annesi tarafından devlet hastanesine götürüldüğü, burada yapılan muayene sonucunda “Akut Gastroenterit, bulantı, kusma” ön tanısı ile hastanenin çocuk servisine yatırılıp tedavisinin yapıldığı, çocuk servisinde görevli nöbetçi hemşire sanık …’ın tedavi uygulamalarını göstermek üzere serviste stajer olarak bulunan sanık ile birlikte hastaların ateş takibi yapılıp sanık … tarafından orderlarına göre ilaçlarını hazırlandığı, ateşi yüksek olan ölene uygulamak üzere enjektöre potasyum çekip enjektörü sanık …’e vererek “ bunu hastaya uygula gel” dediği, ancak enjeksiyonun damar yolundan mı yoksa seruma mı katılacağının söylenmemesi üzerine stajer hemşire tarafından enjektörün ucunda iğne olmaması nedeniyle damar yolundan enjekte edileceğini düşünerek hastaya damar yolundan uygulama yapması sonucunda hastanın perpotasemi (yüksek kan potasyum seviyesi ) ne bağlı kardiak arrest sonucunda ölümüne neden olunması şeklindeki olayda,
Sanık …’ın Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliğinin 132/b maddesi gereğince “ hastaların tedavisi için gerekli bütün kayıt, bakım ve tedavi uygulamaları meslekleri dahilinde ve tabiplerin tariflerine göre yapmak görevi ile yükümlüdürler. Hastaların ilaçlarını, içten ve dıştan olduğuna göre bizzat içirir ve tatbik ederler, enjeksiyonları yaparlar ve bunları hemşire notuna miktar ve zaman belirterek kaydedip imzalarlar. Sık sık kontrolü icap eden hastalarla ameliyatlı hastaları belirli zamanlarda yoklar ve bunlara ait ilaçları verir, yemeklerinin de usulüne uygun verilmesini sağlar. Kendilerine bırakılan pansuman ve tedavileri bizzat yaparlar. Nöbeti devrederken bu gibi hastalar hakkında yapılacak işleri yeni nöbetçi hemşireye verirler” hükmüne göre hastaların ilaçlarını bizzat içirmek ve enjeksiyonlarını yapmak ve kayıtlarını tutmak hemşire sanık …’ın asli görevi olup hastaya tedavi uygulama yetkisi olmayan bir stajer öğrenci tarafından uygulanma yapılmasına izin vermekle asli kusurlu olduğu, sanık …’in ise uygulamayı nasıl yapacağını anlamamasına rağmen bu hususu sormaması nedeniyle tali kusurlu olduğu 5237 sayılı TCK’nın 22/4-5. fıkralarına göre taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek cezanın failin kusuruna göre belirleneceği ve birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkesin kendi kusurundan dolayı sorumlu olacağı ve cezalarının da kusura göre ayrı ayrı belirleneceği hükmü nazara alınmaksızın, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık … hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek az ceza tayini
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.