Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/3902 E. 2015/5920 K. 16.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3902
KARAR NO : 2015/5920
KARAR TARİHİ : 16.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan iki adet çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu yetkiye itiraz yanında diğer itiraz ve şikayetlerini de ileri sürerek, takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece yetki itirazının kabulüne İstanbul İcra Müdürlüğü’nün yetkisizliğine, yetkili ve görevli icra dairelerinin Gebze İcra Daireleri olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İİK’nun 50. ve HMK.’nun 447/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken HMK’ nun 6. maddesinin 1. cümlesine göre; “Genel yetkili mahkeme, dava açıldığı tarihte davalı gerçek ve tüzel kişinin yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.” HMK’nun 7. maddesine göre; “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.”
Anılan hükümler çerçevesinde birden fazla borçlu varsa bunlardan birinin ikametgahında takip başlatılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak anılan hüküm, borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması hali içindir.
Somut olayda; itiraz eden borçlu şirkete ödeme emrinin 22.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, yetki itirazında bulunmayan diğer takip borçlusu …’ne ödeme emrinin İstanbul adresinde 22.10.2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu …yönüyle takibin itiraz tarihi olan 27.05.2014 tarihinden önce kesinleştiği anlaşılmış olup İstanbul İcra Dairesi’nin yetkisi de kesinleşmiştir. Takibin yapıldığı İstanbul İcra Dairesi borçlu …’nin yerleşim yerindeki ve onun için genel yetkili icra dairesi olduğundan, borçlu …’nin yetkiye yönelik itirazı yerinde değildir. Mahkemece borçlunun yetki itirazının reddine karar verilip, diğer itiraz ve şikayetleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetki itirazının kabulü yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.