YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7582
KARAR NO : 2015/1411
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın cezalandırılmasını isteyen şikayetçi kurumun davaya katılması hususunda bir karar verilmemiş ise de; suçtan zarar gören şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılarak aynı Kanunun 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Bismil ilçesinde 2006 yıllı pamuk ürününe ait Tarım Bakanlığı’nın pamuk destekleme primlerine ilişkin yoğun yolsuzlukların yapıldığına ilişkin bilgilerin artması üzerine
soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında ilk önce pamuk üreticilerinin pamuk satışlarına ilişkin … ilçesinde bulunan çırçır fabrikalarına verdikleri müstahsil makbuzlarının incelenmesi amacıyla 13 adet çırçır fabrikasına eş zamanlı olarak arama kararı verildiği ve yapılan aramalarda fabrikalardaki bilgisayar ve kayıtlarına, el defterlerine, giriş-çıkış kayıtlarına el konulduğu, üreticilerin pamuk primlerine müracaat ederken kendi beyanları ve muhtar ile azalar tarafından onaylanan … kayıt sistemi bilgilerini içeren … kayıtlarından üreticilerin pamuk ektiklerine ilişkin beyan ettikleri parseller uydu fotoğrafları vasıtasıyla kontrol edilmiş, yapılan kontrol sonucunda üreticilerin beyan ettikleri parsellere pamuk ekmediklerinin anlaşılması üzerine, üreticilerin ifadelerinin alındığı, alınan beyanlara göre üreticilerin beyan ettikleri yer dışında başka yerlere pamuk ektiklerinin anlaşılması üzerine suç kastının tespiti açısından üreticilerin yer göstermesi ile ekildiği iddia edilen yerlerin… ile ölçümü yapıldığı ve gösterilen yerlerde 2006 yılında pamuk olup olmadığının ziraatçi bilirkişiler vasıtası ile tespitinin yaptırıldığı, sonraki tespitlerde ise ölçülen koordinatlar esas alınarak satın alınan uydu fotoğraflarından zemine aplike edilerek kontrollerinin yapıldığı, yapılan soruşturma sonucunda sanığın toplam 105.000,00 m2 alanda pamuk üretimi yaptığına ilişkin beyanının bulunduğu, Kadastro ve Tarım İl Müdürlüğü temsilcilerine .. köyünde yaptırılan tespitte sanığın toplam … m2 alanda pamuk ekimi yaptığının tespit edildiği, fiilen ekmiş olduğu pamuk alanı ile beyan ettiği ekim alanı arasında 55.036,00 m2 fazla beyanı bulunan sanığın 8.610,63 TL haksız destekleme primi alarak kurum zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.