YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9971
KARAR NO : 2016/14452
KARAR TARİHİ : 20.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizin 04/04/2016 gün ve 2016/2891 Esas, 2016/8435 Karar sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 23/06/2016 tarih ve 1- 2016/7085 sayılı itiraznamesi ile ” ‘mağdurdaki yaralanmaların duyu veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına veya kaybına neden olup olmayacağı yönünden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması ve mevcut rapora göre; 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 86/1. maddesinin uygulanması sırasında sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır ‘ eleştirisi ile ONANMASI” gerektiği belirtilmek suretiyle, 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 308/2-3. bentleri uyarınca dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 04/04/2016 gün ve 2016/2891 Esas, 2016/8435 Karar sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA,
Dosya üzerinde yeniden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın eylemi sonucunda mağdurdaki yaralanmaların duyu veya organlarından birinin işlevinin zayıflamasına veya kaybına neden olup olmayacağı yönünden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerekirken alt sınırdan uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.