YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/357
KARAR NO : 2016/19925
KARAR TARİHİ : 20.06.2016
MAHKEMESİ : İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında İİK’nın 333/a maddesine aykırılıktan cezalandırılması içinde şikayette bulunulduğu halde, bu suçtan hüküm kurulmamışsa da mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Şikayetçiler vekillerinin şikayet dilekçelerinde sanığın yetkilisi olduğu …. aleyhine icra takibi yaptıklarını, takiplerin kesinleşmesi üzerine borçlu şirketin banka hesaplarına haciz yazısı yazdıklarını, verilen cevaplarda ilk sırada….İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosya alacağı için haciz bulunduğunun bildirildiğini, ancak bu takip dosyasının alacaklıyı zarara uğratmak kasdıyla yapıldığını, bu dosyadaki alacaklının …. Belediyesi olduğunu, ….Belediyesi başkanı ile dosya borçlusu şirketin temsilcisinin aynı kişi olduğunu bildirerek şikayetçi olduğunun, sanık müdafinin de takibin kira alacağı nedeniyle yapıldığını savunması nedeniyle, muvazaalı olduğu bildirilen …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı (…. İcra Müdürlüğünün … Esas) dosyasındaki borcun nereden kaynaklandığı, borçlu şirketin kira borcunun bulunup bulunmadığı araştırılıp, ayrıca borçlu şirketin faaliyetlerini ….Belediyesi ….İşletmesi adı altındaki işletme üzerinden yürüterek şirketin içini boşalttığını bildirerek de şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, her iki şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
1) 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesinin “Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” biçimindeki amir hükmü karşısında, suç tarihi itibariyle 65 yaşını tamamlayan sanık hakkında belirlenen hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.