YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5913
KARAR NO : 2016/8118
KARAR TARİHİ : 30.03.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a ve 62. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının anılan Kanun’un 50/1. maddesi gereğince 7 ay 15 gün süreyle alkollü içeceklerin satıldığı ve tüketildiği yerlere gitmeme cezasına çevrilmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2014/562 esas, 2015/76 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmediğinden bahisle 7 ay 22 gün hapis cezasının aynen infazına ilişkin, aynı Mahkemenin 20/07/2015 tarihli ve 2014/562 esas, 2015/76 sayılı ek kararına karşı… Bakanlığı’nın 28.01.2016 tarih ve 2015/2627 – 8741 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.02.2016 tarih ve 2016/47114 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesinde yer alan, “Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir’’ şeklindeki düzenleme ve … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ilamıyla sanığın 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, sanık hakkında 7 ay 15 gün hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi gerekirken 7 ay 22 gün hapis cezasının aynen infazına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde,
2) Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 04/12/2013 tarihli ve 2013/29442-43742 sayılı ilamında yer alan “…davetiye tebliğine rağmen Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne başvurmayan sanık hakkında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: … Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden… ek kararının 5271 sayılı 309/4. maddesinin (a) bendi gereğince kanun yararına bozulmasına…” şeklindeki açıklama karşısında, Bursa Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce yapılan tebligata rağmen tebliğ tarihinden itibaren on günlük süre içerisinde şube müdürlüğüne başvurmayarak denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranan sanık hakkında, duruşma açılarak yargılama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle dosya üzerinden karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
…Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Asliye Ceza Mahkemesinin 20/07/2015 tarihli ve 2014/562 esas, 2015/76 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 30.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.