YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14581
KARAR NO : 2016/6176
KARAR TARİHİ : 07.04.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi …. vekili, 21.05.2013 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, işyerini 20.02.2013 tarihinde kiraladığını, ekipmanları ise dava dışı …’dan satın aldığını, bedelinin fason mal dikilerek, mahsuplaşmak suretiyle ödeneceğini belirterek, istihkak davasının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı … vekili, haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunduğunu, bu durumun, borçlunun mahalde aktif olarak iş yapmaya devam ettiğini gösterdiğini, iki şirket arasında hiçbir ilişki olmadığı yönündeki iddianın gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili, cevap dilekçesi vermemekle beraber, duruşmadaki beyanında, müvekkili şirketin haczin yapıldığı adreste daha önce faaliyet gösterdiğini, tasfiyeye girdikten sonra haciz mahallini terk ettiğini ve o yerde müvekkiline ait herhangi bir eşya kalmadığını, haczedilen malların müvekkili şirkete ait olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalı borçlu şirket ile davacı 3. kişi şirketin adreslerinin aynı olduğu, borçlu şirketin 19/02/2013 tarihi itibariyle tasfiyeye girdiği, adreste 21/02/2013 tarihinden itibaren vergi dairesi kayıtlarına göre davacı şirketin faaliyet gösterdiği, davacı şirketle borçlu şirket arasında organik bağlantı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
alacağın kaynağı, …5. İş Mahkemesi’nin, işçi alacağına dayalı 27.12.2012 tarihli ve 2010/393 Esas, 2012/765 Karar sayılı kararıdır. Borçlu şirketin 19.02.2013 tarihi itibariyle tasfiye işlemlerine başlamasından kısa bir süre sonra, 21.02.2013 tarihinde, faaliyet alanı borçlu şirketle aynı olan 3. kişi şirket kurulmuş olup, adresi, borçlu şirketin son adresi olduğu gibi, haciz yapılan bu adres, borçlunun, takip talebinde belirtilen adresidir. Haciz sırasında, tasfiye sürecine girmiş olmasına rağmen, borçlu şirkete ait cari hesap ekstreleri bulunmuştur. Bütün bu hususlar dikkate alındığında, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekir. Davacı 3. kişi tarafından sunulan kira sözleşmesi, adi nitelikli olup her zaman düzenlenmesi mümkündür. Aynı şekilde, sunulan faturalar da borcun doğumundan sonraki bir tarihe ilişkin olup, her zaman temini mümkün belgelerdendir. Davacı 3. kişi tarafından sunulan bu belgeler, yukarıda belirtilen karinenin aksini kanıtlayacak nitelikte, güçlü ve inandırıcı deliller değildir.
O halde, Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.