YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2623
KARAR NO : 2016/7487
KARAR TARİHİ : 23.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan sanık …’ın katılan …’e yönelik kasten yaralama; sanık …’ün katılan …’a yönelik hakaret ve tehdit suçlarından; katılan sanıklar … ve …’ın katılan sanık …’e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan; katılan sanık …’ın katılan sanık …’e yönelik hakaret suçundan; katılan sanık …’ün katılan sanık …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan; sanık …’ün katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan; sanık …’ün katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan; sanık …’ün katılan sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan; sanık …’ün ve katılan sanık …’ün katılan sanık …’a yönelik hakaret suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların incelenmesinde:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesine göre itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen hükümlerin, mahalli mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
2)Sanık …’ün, katılan sanık …’a yönelik tehdit suçundan verilen beraat kararına karşı sanık müdafiinin ve katılan sanık … vekilinin temyiz talebine binaen yapılan incelemede:
Sanığın, aynı dosyada katılan sanık …’a yönelik silahla kasten yaralama eyleminden mahkum olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği gözetildiğinde, katılana karşı tehdit suçundan verilen beraat kararında, sanık yararına hazine aleyhine olmak üzere vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin ve katılan sanık … vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3)Katılan sanık …’ün, katılan sanık …’a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen beraat kararına karşı katılan sanık … müdafiinin ve katılan sanık … vekilinin temyiz talebine binaen yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan …’ın tüm aşamalarda değişmeyen ifadelerinde kavga ortamında katılan sanık …’ün kendisini sopayla vurduğuna ilişkin iddiası, bu iddiayı doğrulayan adli raporu ve tanık beyanlarına göre katılan sanık …’ün üzerine atılı suçun sübut bulmasına rağmen sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin ve katılan sanık … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
4)Katılan sanıklar … ve …’ın, katılan sanık …’e yönelik hayati tehlike geçirecek şekilde kasten yaralama eyleminden kurulan hükümler hakkında yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Katılan … hakkındaki adli tıp uzmanınca düzenlenmemiş bulunan geçici ve kesin adli raporların, denetime imkan verecek açıklıkta bulunmamaları karşısında, katılana ait adli raporlar ile varsa hasta dosyasının, en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek, katılanın yaralanmasının, niteliği ve yaşamını tehlikeye sokup sokmadığı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre, sanıklar … ile …’ın hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Kimin başlattığı kesin olarak tespit edilemeyen kavgada, sanıkların da adli raporlarında gösterilen şekilde yaralanmaları karşısında, sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Duruşmalarda kendini vekille temsil ettiren katılan … lehine ve mahkum olan sanıklar … ile … aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d)Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve E.2014/140 -K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve müdafiilerinin, sanık … müdafiinin; katılan sanık … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.