YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7222
KARAR NO : 2015/8750
KARAR TARİHİ : 29.06.2015
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 25/12/2014 gün ve 2014/2308-2014/17868 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2- Davalının diğer karar düzeltme istemlerine gelince; Dava, usulsüz kredi kullandırılması nedeniyle oluşan banka zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizce 25/12/2014 gün ve 2014/2308-2014/17868 sayılı ilamla davalı lehine bozulmuş olup; davalı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
Davacı, davalının şube müdürü olarak görev yaptığı dönemde, dava dışı şirketlere usulsüz şekilde kredi verdiğini, gerekli ve yeterli teminat almadığını, müşteri ve kefiller aleyhine yapılan takiplerin sonuçsuz kaldığını belirterek, banka zararının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük olmadığını beyanla davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, kusur ve hesap yönünden bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar almış, davalı banka müdürünün zararın oluşumunda asli kusurlu olduğunu kabul ederek, davacı bankanın bölüşük kusuru yönünden indirim yapmak sureti ile istemin kısmen kabulüne karar vermiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266/1. maddesinde; Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir, denilmektedir. HMK’nın 281/2 ve 3. maddesinde ise; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir, denilmektedir.
Yerel mahkeme, dosyada bilirkişi raporu alınması yoluna başvurduğuna göre; bu konuda hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözüme ulaşılamayacağını kanaatine varmıştır. Aksi halde bilirkişi incelemesi yoluna başvuramazdı. Açıklanan yasal düzenlemeler gereği; mahkeme hakimi bilirkişiye başvurur ve bilirkişi raporunda tereddütler olursa bilirkişiden ek rapor alabilir veya gerçeğin ortaya çıkması bakımından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Ama, bilirkişi yerine geçerek bilirkişilerin tespit ettikleri kusur oranlarının aksine kendi hukuki bilgisine göre tespit ettiği kusur oranına göre karar veremez.Davaya konu olayda; konusunda uzman bilirkişi kurulunca bankaya gereken denetimleri yapmadığı gerekçesiyle %90 oranında, davalıya ise %10 oranında kusur izafe edilmiştir. Mahkeme ise kullandırılan krediler şube limitleri dahilinde olup, dolayısıyla şube müdürü olan davalının kredilerin kullandırılmasında daha aktif bir rol aldığı gerekçesiyle %60 oranında, davacı bankanın ise yeterli denetimi yapmadığından %40 oranında kusurlu olduğuna dair karar vermiş ve zararı da buna göre hesaplamıştır.
Şu durumda; yerel mahkemece kusura yönelik olarak, yeniden konunun teknik ve uzmanlık gerektiren bir konu olması nedeniyle uzman kişilerden oluşturulacak heyetten rapor alınması ve bu araştırma sonunda varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Bu durumda, davalının karar düzeltme istemi kabul edilmeli, Dairemizin 25/12/2014 gün ve 2014/2308 -2014/17868 bozma kararının (1) numaralı bendi kaldırılarak, bozma kararına ilave olarak gösterilen bu nedenle de bozma yapılmalıdır.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereğince davalının karar düzeltme isteminin kabulüne; Dairemizin 25/12/2014 gün ve 2014/2308-2014/17868 sayılı kararının (1) numaralı bendinin kaldırılmasına; (2) numaralı bendine ilave olarak yukarıda açıklanan nedenlerle de kararın BOZULMASINA, davalının öteki karar düzeltme isteklerinin yukarıda ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.