YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9984
KARAR NO : 2015/16827
KARAR TARİHİ : 23.02.2015
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü … hakkında… Sulh Ceza Mahkemesi’nce 01.03.2011 tarihinde 2010/33 esas ve 2010/777 karar sayılı ek karar ile verilen aynen infaz kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16.09.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
a) Mahkemesi’nce 17.06.2010 tarihinde 2010/33 esas ve 2010/777 karar sayı ile hükümlünün TCK’nın 191/1 ve 62 maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına hükmolunduğu,
b) İnfaz aşamasında, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce hükümlünün, hakkında verilen tedbire uymadığının bildirildiği,
c) Mahkemesi’nce 16.09.2014 tarihinde 2010/33 esas ve 2010/777 karar sayılı ek karar ile Mahkemenin 17.06.2010 tarihli kararının aynen infazına karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; «… Sulh Ceza Mahkemesince, sanığın tedavi ve denetime uymadığından bahisle duruşma açmadan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın savunması alınarak, duruma göre sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 51. maddesinde yer alan erteleme hükmü veya 5271 sayılı yasanın 231. maddesi kapsamındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da verilebileceği göz önüne alındığında, sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Mahkemesi’nin 01.03.2011 tarihli aynen infaz kararının bozulması istenmiştir.
Hükümlünün kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, 17.06.2010 tarihinde karar verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, Mahkemece hükümlüye, “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, bir mazereti varsa gelip bildirmesi, gelmediği ve bir mazeret bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunacağı” uyarısı içerir duruşma gününü bildirir davetiyenin tebliğ edilmesi gerekirken, dosyada hükümlüye belirtilen uyarıyı içeren davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine ilişkin tebligat belgesi bulunmadığından, hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle, savunma hakkı kısıtlanarak cezaya hükmolunması, yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde olduğundan; … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 01.03.2011 tarihli 2010/33 esas ve 2010/777 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.