YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/30848
KARAR NO : 2015/5830
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçluların şikayet yoluyla İcra Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruda, borçlu …’a yapılan örnek 7 ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı, borçlu Murat Akçakoca’ya yapılan örnek 7 ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olmadığı belirterek tebliğ tarihlerinin düzeltilmesini talep ettikleri, Mahkemece, tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip dosyasında borçlu …’e ve borçlu … çıkartılan ödeme emri tebligatlarının incelenmesinde, tebliğ evrakları üzerine “Mernis Adresi” şerhi ile borçlulara tebliğin çıkartıldığı ve borçlu …’e çıkartılan tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca 23.06.2014, borçlu Murat Akçakoca’ya çıkartılan tebligatın ise aynı yasanın 21/2 maddesi uyarınca 26.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 10/1. maddesinde ”Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.” hükmü yer almaktadır. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle eklenen 10/2. maddesine göre ise; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yasa’nın Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 Sayılı Kanunun 5. maddesiyle eklenen 21/2. maddesinde de; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.” düzenlemesi öngörülmüştür. Aynı Yönetmeliğin 31/1-c maddesinde de ”Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır.” hükmüne yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, iade edilmeyip “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması”na dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından anılan şekilde şerh verilmeden salt “mernis adresi” ibaresine dayanılarak, dağıtıcı tarafından 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz.
Somut olayda; şikayetçi borçlular adına ilk olarak bilinen adreslerine tebligat çıkartıldığı, tebligatların iade gelmesi sebebiyle bu kez mernis adresine TK’nın 21/2. maddesine göre tebligatların çıkartıldığı, tebliğ evrakları üzerinde sadece ”mernis adresi” ibaresinin yer aldığı, dağıtıcı tarafından tebliğ işleminin tamamlandığı anlaşılmış olup söz konusu ödeme emri tebligatları Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine uygun olarak çıkartılmadığı için usulsüzdür.
Öte yandan borçlu Murat Akçakoca adına çıkartılan 103 davetiyesi tebligatınında… adresinde “Kendisine verilmek üzere aynı konutta mukim muhtar Emir Güneş imzasına tebliğ ettim.” şerhi ile 24.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanunu’nun 16. maddesine göre muhatabın adreste bulunup bulunmadığının tespit edilmeksizin muhatap ile aynı çatı altında bulunan kişiye yapılan bu tebligat işlemi de usulsüzdür.
O halde mahkemece, borçluların tebliğ işlemlerinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetlerinin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebligat tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesine gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.