YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13471
KARAR NO : 2016/4629
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Başka hırsızlık suçlarından yakalanan suça sürüklenen çocuğun, yakalandığında müşteki …’e ait … plakalı aracı çaldığını ve terk ettiği yeri söyleyip aracın müştekiye iadesini sağladığı ancak aracın bagajında bulunan kaynak makinası ve şarjlı matkabın müştekiye iade edilmediği anlaşılmakla,müştekiye kısmi iadeye onay verip vermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.01.2014 gün ve 2013/2-686 Esas ve 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracın direksiyon alt mahafaza ve kablolarını kopartıp, düzkontak yöntemiyle çalıştırdıktan sonra aracı götürmesi şeklindeki olayda, suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar vermesi sözkonusu olmayıp bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zarar bulunduğunun anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun yanında, ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulamayacağının düşünülmemesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Daha önceden hapis cezasından mahkum olmayan ve suçu işlediği tarihte 18 yaşını tamamlamamış olan sanık hakkında hükmedilen kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya maddede yazılı diğer seçenek ve yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.