Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/2860 E. 2016/7021 K. 21.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2860
KARAR NO : 2016/7021
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin yapılan incelemesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati haciz talep eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlu arasında imzalanan 18.04.2014 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kredi alacağının tahsili için 13.124,60 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; borçlu karşı tarafa kredi ödeme ihtarı tebligatının yapılamadığı, bu nedenle İİK’nın 68/b maddesindeki belge niteliğinde olmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ve İİK’nın 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karar talep eden vekilince temyiz edilmiştir.
Talep bireysel kredi sözleşmesine istinaden ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
28.05.2014’te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/1- k maddesinde “tüketici”, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-e maddesinde ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir.
Yine anılan Yasanın 73/1 maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya dönersek; ihtiyati haciz istemi, tüketici sözleşmesi niteliğindeki bireysel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece, tüketici işlemi niteliğindeki bireysel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemiyle ilgili olarak tüketici mahkemesinin görevli olduğu HMK’nun 114. maddesinde görevin dava şartları arasında sayıldığı, 115. maddesinde ise dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususları gözden kaçırılarak genel mahkeme sıfatıyla işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.