YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14776
KARAR NO : 2016/6938
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan distribütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa ettiği halde davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu konuda müvekkilince keşide olunan ihtar üzerine davalı tarafından haksız şekilde akdin feshedildiğini, fesih ihtarı kapsamında davalının talep ettiği tutarın davalının teminatları nakde çevireceğine yönelik tehdidi nedeniyle mal iadesi ve nakdi ödeme yapılarak davalıya 277.410,25 TL ödemede bulunulduğunu, haksız fesih sonucu müvekkilinin ayrıca elde edilecek kardan da mahrum kalarak zarara uğradığını belirtmek suretiyle davalı feshinin haksız olduğunun tespitine, 277.410,25 TL ödeme tutarının ve yine 319.000,00 TL uğranılan zararın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yanlar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının muaccel hale gelen borçlarını ödememesi nedeniyle akdin haklı şekilde fesholunduğunu, davacının keşide ettiği ihtarname ile müvekkiline borçlu bulunduğunu da ikrar ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdolunan distribütörlük sözleşmesinin 16/3., 5. ve 24. madde hükümleri, karşılıklı keşide olunan ihtarname içerikleri birlikte değerlendirilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı tarafından akdi ilişki nedeniyle davalıya borçlu bulunulduğunun kabulü ve bu olgu karşısında davalının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunun saptandığı gerekçesiyle davacı tarafından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.