Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/3965 E. 2016/15182 K. 23.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3965
KARAR NO : 2016/15182
KARAR TARİHİ : 23.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 01/04/2010 tarihinde davalının…. adresinde işe başladığını, davacının 23/07/2011 tarihinden itibaren Afyonkarahisardaki işyerinde baş aşçı olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca haftanın 7 günü 07:00-19:00 saatleri arasında çalıştığını, dini-milli bayramlarda, tüm resmi tam gün tatillerde çalıştığını, 2012 yılı Haziran ve Temmuz ayları ücretlerinin eksik ödendiğini, 2012 yılı Ağustos, Eylül aylarının ücretlerinin hiç ödenmediğini, davacıya yapılan ödemelerin … kayıtarına tam yansıtılmadığını, fazla mesai, genel tatil, yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini, davacının iş aktini haklı feshettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, müvekkili şirket ile ….’da faaliyet gösteren …. A.Ş. arasında yemek sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin … tarafından tek taraflı feshedildiğini, davalının bu sebeple ciddi maddi kayıplar yaşadığını ve davacı da dahil olmak üzere bu firma nezdindeki çalışanlarını müvekkili şirkete bağlı …. ve ….’daki işyerlerine nakletme kararını aldığını, çalışanlarla sözlü görüşmeler yapıldığını, davacının müvekkili şirketin zor durumunu kullanarak haksız yere tazminat alma peşine düştüğünü, davacının …. veya …daki işyerlerine geçmeyi kabul etmediğini, davacıya bu konuda ihtar da gönderildiğini, davacının fazla mesai yapmadığını, , haftada 7 gün çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına ve gerçeğe aykırı olduğunu, fazla mesai yapınca bunun ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, … şubesi kayıtlarının incelenmesinde Temmuz 2012 maaşının 18 Ağustosta, Ağustos 2012 maaşının 20 Eylülde ödendiği, önceki aylara ilişkin ödemelerin hangi aylara ilişkin olduğu belirtilmeden her ayın 15i ile 20si arasında ödendiği, eylül ayı ücretinin ise iş akdi feshedildikten 21 gün sonra ödendiği bu nedenlerle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği, bilirkişi kök ve ek raporunda açıklandığı şekilde davacının fazla mesai yaparak çalıştırıldığı, genel tatillerde çalıştırıldığı, ücret alacağı bulunduğu, yıllık izin alacaklarının bulunduğu, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ve gelnel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma ve gelnel tatil çalışması yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve gelnel tatil çalışması alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve gelnel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma ve gelnel tatil çalışmasının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve gelnel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve gelnel tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışma ve gelnel tatil çalışmasnın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ve gelnel tatil çalışması ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanığı ….’nın “Ben davacı … ile davalı işyerinin….’daki şubelerinde birlikte çalıştım, davacı çalıştığımız yerlerde aşçı başı olarak görev yaptı, ben ise aşçı başının bir altı konumundaydım, 2010-2011 yılları arasında….da, 2011-2012 yılının Temmuz veya Ağustos ayları arasında ….’da çalışmıştık” yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı için hükme esas bilirkişi raporunda haftada 18 saat fazla mesai çalışması ve bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı yönünde genel tatil ücreti hesaplaması yapılmıştır. Davacı tanığı ….’nın davacısı olduğu…. 14. İş Mahkemesinin 2012/622 Esas sayılı dosyasının ise Dairemiz tarafından onandığı, bu dosyada, eldeki dosyadakiler ile aynı tanıkların dinlendiği, ve …. için….daki çalışması süresi için haftada 3 saat fazla mesai çalışması hesaplandığı, gene …. için….’da çalıştığı dönem açısından genel tatil ücretinin kabul edilmediği görülmüştür.
Aynı işyerinde çalışan işçilerin kural olarak aynı çalışma sürelerine tabi oldukları düşünülür. Kaldı ki, davacı tanığı …., davacının aşçıbaşı olduğunu, kendisinin ise aşçı başının bir altı konumda olduğunu beyan atmiştir, yani görevleri de birbirine yakındır.
Açıklanan nedenler ile davacının….’da çalıştığı dönem açısından hesaplanan fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti bakımından, davacı tanığı ….’ın bahsolunan dosyası celbedilmeli, gerekirse tanıklar yeniden dinlenmeli, davacı ile ….’ın….’da çalıştıkları dönem açısından farklı çalışma saatlerine ve günlerine tabi olup olmadıkları, farklı çalışma günlerine ve saatlerine tabi olmuş iseler bunun nedeni ortaya konmalı, bu şekilde hesaplama farklılıklarının dayanağı somut olarak belirlenmeli ve buna göre hesaplama yapılmalıdır.
Davacı ile ….’ın….daki çalışma dönemlerinde fazla mesai ve genel tatil çalışmaları açısından farklı çalışma gün ve saatlerine tabi tutulması için somut bir sebebin tespit edilememesi halinde, davacının….’da çalıştığı dönem açısından fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti ….’ın dosyasındaki gibi kabul edilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.