Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/15705 E. 2016/7440 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15705
KARAR NO : 2016/7440
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil – alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalı … yönünden reddine diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … ve davalı.. vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 10/05/2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı … vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacının, davalı şirketin dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edeceği binadan 15.04.2006 tarihli sözleşme ile daire satın aldığını, satış bedeli olarak kararlaştırılan miktardan 19.300 TL’nin makbuzla ödenmesine rağmen davalı şirketin daireyi inşa edip teslim etmediğini, satış sözleşmesini davalı şirketin yetkili temsilcisi olan davalı …’nun imzaladığını, davalı …’nun ise 26.01.2005 tarihinde davalı şirketteki hisselerini …’na devrederek şirketten ayrıldığını, ancak daha sonradan davalı şirketçe vekil tayin edilen …’nun inşaatın yapıldığı arsayı üzerindeki imalatlar ile birlikte satın aldığını ileri sürerek; davaya konu dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dairenin rayiç bedeli ile uğranılan kira kaybına karşılık şimdilik 10.000 TL nin davalılardan faizi ile tahsilini talep etmiş, 29.01.2014 dilekçesi ile Tapu İptali ve Tescil taleplerinden vazgeçtiklerini, bilirkişi raporu ile belirlenen, rayiç değeri olan 110.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini, bu rakamın kabul görmemesi durumunda rayiç değeri olan 80.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini, bunun da kabul görmemesi durumunda müvekkilinin ödemiş olduğu bedelin alım gücünün denkleştirici … ilkesi uyarınca bilirkişi raporu ile hesaplanan değeri olan 48.560,88 TL olarak ıslah ettiklerini, yukarıda belirtmiş oldukları terditli talepleri ile birlikte hüküm altına alınmak üzere, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam kira alacağını (oluşan zarar) 17.543,33 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalı … davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır.
Davalı …Şirketi vekili cevap dilekçesinde; …Şirketinin 1998 yılında limited şirkete dönüştüğünü, 2005 yılında imzalanan sözleşmede ise kollektif şirkete ait kaşenin kullanılmış olması nedeniyle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gibi davanın da zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise davalı şirkete yapılmış bir ödeme bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalılar ile arasında hiç bir bağ bulunmadığını, … ile kardeş olmaları dışında hiçbir iş ortaklıklarının bulunmadığını, …ile ortaklığını 2005 yılında sonlandırdığını, arsa sahipleri ile yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine istinaden şirket tarafından inşaatın bir kısmının yapıldığını, daha sonra işlerin bozulması nedeniyle inşatın tamamlanamadığını, bu dönem zarfında arsa malikleri tarafından inşaatın geç teslimi nedeniyle şirkete karşı dava açıldığını, dava sonucunda yapılan inşaatın bedelinin şirkete ödenmesi karşılığında Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshine karar verildiğini, arsa sahiplerinin belirlenen bedeli ödeyememeleri nedeni ile mahkeme kararının uygulanamadığını, şirket ile sözleşme imzalayanların büyük bir kısmının talep ve baskıları sonucu müvekkilinin arsanın tamamını arsa sahiplerinden satın aldığını, arsayı aldıktan sonra kendisine fark ödeme sözü veren davacı ve bir kısım arkadaşlarının fark bedelini ödemeyerek dava açtıklarını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı …’nun diğer davalı şirketin müdürü sıfatı ile davacı ile sözleşmeyi imzaladığı, davalı …’nun ise diğer davalı şirketçe inşa edilen binaların yer aldığı taşınmazı devralmakla borçlarını da üstlendiği, BK. nun 179. maddesi uyarınca davacının ödemiş olduğu satış bedelinin güncellenmiş değerini davalı … ile davalı şirketten müştereken ve müteselsilen talep edebileceği gerekçesiyle davalı … açısından açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, Davalılar …. ve … yönünden davacının tapu iptal ve tescil ile taşınmazın rayiç bedel üzerinden ödenmesi talebi yönünden reddine, Davacının ödediği paranın güncellenmiş değerine göre ödenmesi talebinin kabulü ile 48.560,88 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Davalılar … ve … ‘ndan müştereken ve müteselsilen davacı yana verilmesine, davacının kira alacağına ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve Davalı … Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve delil durumuna göre, mahkemece; kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 1.538.70 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.