YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17428
KARAR NO : 2016/6895
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı şirketin mısır kurutma tesisi işlettiğini, sayaca müdahale edilmediği halde kaçak tutanağı düzenlendiğini, kaçak kullanımın bulunmadığını, davalı tarafından haksız olarak kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapıldığını ileri sürerek; davacının davalıya 330.225.00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacının 317.207.83 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 2013/9984 Esas-2013/13004 Karar sayılı ve 19/09/2013 tarihli kararı ile “…. mahkemece öncelikle konusunda uzman elektrik ve makine mühendisi ile mali müşavirden oluşan başka bir bilirkişi kurulu oluşturulması, davacı abonenin işyeri kayıtları ve üretim miktarları incelenerek tutanak öncesi ve sonrası benzer tüketim dönemleri olan aylar ortalaması alınıp, ihtilaflı dönem tüketiminin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, tutanaktan sonra tüketimde ciddi bir artış olup olmadığının araştırılması, hesaplamanın öncelikle ihtilafsız dönemlerdeki tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre; doğru tespit edilmiş tüketim değerinin tespit edilememesi halinde kurulu güç esas alınarak yukarıda açıklanan yöntemle yapılması, ilgili mevzuat ve Yönetmelik hükümlerine göre davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik ve ek tahakkuk bedelinin belirlenip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Davalı kurumun yazısında da davacının son taksiti 27/03/2013 tarihinde ödediği, toplam 360.573.64 TL ödediği belirtilmiş, davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne;
1-Davacı şirketin 078848 seri nolu ve 16/04/2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı nedeniyle davalı şirkete 282.771,78 TL borçlu olmadığının (47.453,22 TL borçlu olduğunun) tespitine,
2-Davacı şirketin davalı şirkete ödemiş olduğu ;
37.358,53 TL’ye 13/06/2012 tarihinden,
37.965,51 TL’ye 13/07/2012 tarihinden ,
38.590,88 TL’ye 13/08/2012 tarihinden,
39.217,26 TL’ye 13/09/2012 tarihinden,
39.944,61 TL’ye 19/10/2012 tarihinden,
41.015,48 TL’ye 11/12/2011 tarihinden
41.156,93 TL’ye 18/12/2012 tarihinden,
7.522,58 TL’ye 06/02/2013 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hakim çelişkiyi gidermeden karar veremez.
Somut olayda, bozma kararına uyan mahkemenin mali müşavir, makine mühendisi ve elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi kuruluna hazırlattığı raporda tüketimin ortalamasının tespit edilemeyeceği belirtilmiş ve kurulu güç üzerinden 33 günlük kaçak elektrik bedelinin 47.453.22 TL olduğu hesaplanmıştır. Taraf vekilleri bu rapora itiraz etmişler, mahkemece bu kez 3 elektrik mühendisi, 1 makine mühendisi,1 mali müşavirden oluşan 5 kişilik bir bilirkişi kuruluna rapor hazırlatılmış, bu raporda ise trafo kurulu gücü üzerinden hesap yapılamayacağı, yapılan tüketim değerlerine göre hesaplama yapıldığında kaçak elektrik bedelinin 6.396.82 TL olacağı belirtilmiştir. Davalı vekilinin rapora itirazı üzerine 5 kişilik bilirkişi kuruluna hazırlatılan ek raporda ise asıl raporları tekrarlanmış ancak bağlantı gücü esas alınır ise kaçak elektrik bedelinin 44.489.29 TL, kaçak ek tahakkuk bedelinin 288.083.92 TL olacağı belirtilmiştir. Davalı vekili, ek rapora da itiraz etmiştir.
Mahkemece benimsenerek hükme dayanak alınan üç bilirkişiden oluşan kurulun raporu ile daha sonra alınan beş bilirkişiden oluşan kurulun raporunun çeliştiği, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, mahkemece, üç bilirkişinin hazırladığı rapor itiraza uğradığı için başka bir bilirkişi raporu daha hazırlatıldıktan sonra aslında önceki raporun olaya uygun olduğu kanısına varılarak sonraki raporun benimsenmeme gerekçeleri açıklanmaksızın önceki raporun hükme esas alınması, çözümlenmesi için uzmanlık gerektiren bu konuda çelişkilerin giderilmemesi doğru bulunmamıştır.
Bu durumda, mahkemece; önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan, hazırlanan raporlardaki çelişkileri giderecek, itirazları da karşılayacak şekilde rapor alınarak; varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; birbiriyle çelişen raporlardan öncekine dayanılarak, raporlar arasındaki çelişki de giderilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.