Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12898 E. 2016/7564 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12898
KARAR NO : 2016/7564
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davacı küçük …10.05.2011 tarihinde evlerinin bulunduğu …İli, Merkez… köyünün yakınında ve yol üzerinde bulunan ve dava dışı 3. şahsa ait kullanılmayan ve yaklaşık 10 yıldır terk edilmiş halde bulunan şantiye içindeki yüksek gerilim trafo panosuna yaklaşması sonucu elektrik çarpması nedeniyle hayati tehlike geçirecek şekilde ağır şekilde yaralandığını; bu olay sonucu, davacı küçük H…vücudunun çeşitli yerlerinde derin, kalıcı yanık izleri oluştuğunu ve vücudunda kalıcı maluliyet meydana geldiğini; olayda, davalı tarafın denetim ve gözetim eksikliği olduğunu, davacı küçük ..atfedilecek bir kusur olmadığını; davacı Hilal’in tedavi süresince ağır ameliyatlar geçirdiğini, davacılar anne, babası ve kardeşlerinin onu kaybetme korkusu yaşadıklarını, davacı küçüğün hayati tehlikeyi atlatmasına rağmen sakat kalması ve vücudunun estetiğinin bozulması nedeniyle, birlikte yaşadığı ailesinin derin bir üzüntüye maruz kaldıklarını belirterek; davacı küçük .. için 30.000.TL, davacı anne… ve baba … için ayrı ayrı 10.000’er TL, kardeşler ..’ in her biri için 5.000 ‘er TL olmak üzere toplam 65.000.TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı küçük .. için 1.000.TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 01.12.2014 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemini 108.982,71 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, olayın meydana geldiği yerdeki trafonun davadışı …’ ye ait olup, dava dışı şirketin sorumluluğunda bulunduğunu; davacı anne ve babanın, davacı küçüğü gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiklerini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davacı küçük ..için 108.482,71.TL maddi, 15.000.TL manevi tazminatın, davacılar … ve …’ın her biri için 5.000’er TL, davacılar ..’ ın her biri için 2.500’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Dava; elektrik çarpması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47.maddesi (TBK’nun 56.md.) gereğince; hakimin, özel durumları gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayda; 10.01.2001 doğumlu davacı küçük …n, hayvanları otlattığı sırada dava dışı…’ye ait terk edilmiş vaziyette bulunan şantiyedeki, içerisinde sayaç olmayan elektrik panosundaki elektrik akımına kapıldığı, dava dışı şantiye sahibi şirketin elektriğin kesilmesi için 02.06.2000 tarihli dilekçe ile davalıya başvuruda bulunmuş olması da dikkate alınarak davalının olayda % 100 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi heyetince tespit edildiği, tarafların meydana gelen olay nedeniyle, davacı küçüğün %20 oranında kalıcı işgöremezlik halinin oluştuğuna ilişkin itirazı olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; olayın meydana geliş şekli, yaralanmanın derecesi, tarafların kusur oranı ve sosyal ekonomik durumları ile olayın davacılarda yarattığı üzüntü dikkate alındığında, davacı küçük.. ve davacı anne … ile davacı baba … için hakkaniyete uygun bir miktarda tazminata karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu düşük miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.