YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8349
KARAR NO : 2016/10512
KARAR TARİHİ : 23.06.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-K.Davalı, isteğe bağlı sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptaliyle 01.04.1992 tarihinden itibaren yaşlıık aylığına hak kazandığının tespitine
Davalı-K.Davacı Kurum ise yersiz olarak ödenen aylığın faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince,
Dava, davacının iptal edilen SSK kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılık süresi ile buna dayanarak iptal edilen yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı nazara alınarak bağlanması gerktiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Birleşen dava, Kurum tarafından sigortalılığın iptali nedeniyle yersiz ödenen maaş ve sağlık harcamalarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleşen davanın da kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.08.1970 ile 30.06.1987 tarihleri arasında 16 yıl, 11 ay Emekli Sandığı’na tabi hizmeti olduğu, 01.10.1988 ile 29.02.1992 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, 10.08.1988 ile 11.09.1988 tarihleri arasında 506 sayılı yasa kapsamında çalışmasının olduğu, hizmet birleştirmesi ile 506 Sayılı yasa kapsamında 02.03.1992 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlandığı, yurtdışındaki çalışması nedeniyle 2013 yılında isteğe bağlı sigortalılığının dolayısıyla yaşlılık aylığının iptal edilerek yersiz borç ödemesi çıkarıldığı, oysa Türkiye’deki çalışmasının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt içinde isteğe bağlı sigortalı olmasına engel bir yasal düzenleme yoktur. Bu nedenle mahkemenin isteğe bağlı sigortalılığın tespitine ilişkin hükmü yerinde ise de davacının Türkiye’deki çalışmasının Kurum tarafından iptal edilmediği halde iptal edilmiş gibi yaşlılık aylığına ilişkin talebinin reddi yerinde olmamıştır. Mahkemece, Kurumun davacının isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin işleminin iptali neticesinde yaşlılık aylığı koşullarının da bulunduğu gözetilmeden davanın kabulü birleşen davanın reddi yerine hükümde yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Davacı-K.Davalı …’a iadesine
23.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.