YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13713
KARAR NO : 2016/16038
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
6222 sayılı Kanun’un 13/2. maddesindeki suç açısından maddi unsur, esasen bulundurulması suç oluşturmamakla beraber anılan Kanun’un 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren alet veya maddelerin spor alanlarına sokulmasıdır. Spor alanları, anılan Kanun’un tanımlar başlıklı 3. maddesinin (g) bendinde tanımlanmıştır. Buna göre spor alanları; sportif faaliyetlerin icra edildiği yerlerden müsabaka ve antrenman alanlarının yanı sıra seyircilere ait seyir alanlarını, sporculara ait soyunma odalarını ve 6222 sayılı Kanunun uygulanması kapsamında spor yapmaya uygun her yeri içine almaktadır. Anılan Kanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrasında, müsabaka güvenliğinin sağlanması amacıyla, genel kolluk görevlileri ile bunların gözetiminde olmak üzere özel güvenlik görevlilerinin mülki amirin yazılı emrine istinaden, spor alanına girişte izleyicilerin üstünü ve eşyasını teknik cihazlarla ve gerektiğinde el ile kontrol edebileceği ve arayabileceği belirtilmiştir. 6222 sayılı Kanun’un 13/2. maddesinde düzenlenen suç, sırf hareket suçu olup söz konusu alet veya maddelerin spor alanlarına sokulmasıyla suç tamamlanmış olur. Ancak fail, bu alet veya maddeleri polis kontrol noktasında üzerinin aranması nedeniyle spor alanlarına sokamamışsa, bu takdirde teşebbüs söz konusu olur.
Dosya kapsamına göre, sanıkların suç tarihinde … Stadyumunun kuzey kale arkası kapısından giriş yaptıkları sırada polis memurları tarafından yapılan üst aramalarında suça konu meşalelerin ele geçirilmesi karşısında, isnat olunan suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.