Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2009/10576 E. 2009/12829 K. 10.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10576
KARAR NO : 2009/12829
KARAR TARİHİ : 10.12.2009

MAHKEMESİ : HENDEK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 27/02/2009
NUMARASI : 2002/76-2009/77
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakanın dava konusu 9 parça taşınmazını mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara temlik ettiğini, temlik işlemlerinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı N. Ö.., çekişmeli 308 parseli bedeli karşılığında, 851 parseli ise ölünceye kadar bakma akdi ile temellük ettiğini, bakım yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar K.G.., M.Y.., taşınmazları bedeli karşılığında temellük ettiklerini, alım güçleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı İ. G.., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi davaya karşı yanıt da vermemiştir.
Mahkemece; 308 ve 298 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın reddine, diğer taşınmazlar bakımından temlik işlemlerinin muvazaalı olduğunun kabulüyle tapu kayıtlarının davacının 3/24 miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı N. Ö.. tarafından süresinde, diğer davalılar K.G.., M. D.. ve M. Y.. tarafından süresi geçtikten sonra temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Hüküm temyiz eden davalılar K.G.., M. D..ve M. Y..’a 25.08.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise 10.09.2009 tarihinde verilmiştir.
Karar 15 günlük yasal süre geçtikten sonra temyiz edildiğinden, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.06.1990 gün, 1989/3 Esas, 1990/4 sayılı kararı ve HUMK’ nun 432/4.maddesi uyarınca yasal 15 günlük sürenin geçirildiği anlaşılmakla, süresi içinde yapılmayan temyiz isteklerinin REDDİNE,
N..G..’nün temyizine gelince;
Dava; Borçlar Yasasının 18.maddesinden kaynaklanan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuş, mahkemece; dava konusu 308 ve 298 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın reddine, 294,292,299,356,2236,509 ve 851 parseller bakımından ise temlik işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı N. G..’nün temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazlardan 851 parsel sayılı taşınmazın ölünceye kadar bakma akti ile davalı N. G..ye 07.06.1995 tarihinde temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi taraflarma karşılıklı hak ve borç yükleyen bir bağıttır.(BK. 511.) Başka bir anlatımla, ivazlı sözleşme türlerinden olup nitelik itibariyle güvence sağlayan akitlerdendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme, bakım borçlusu da bakım alacaklısma yasanm öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altma girer. (BK. 514md.)
Hemen belirtmek gerekir ki; anılan yasal düzenlernede bakım alacaklıları yönünden gerçek kişi olmaları dışmda özel bir nitelik öngörülmemiştir. Bakıp gözetmek koşuluyla yapılan temliki işlemin geçerliliği için, sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısmm özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacakimm ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
Öte yandan, her ne kadar evladm, gücünün elverdiğince ebeveynine yardımcı olması özel bazı koşullarm gerçekleşmesi durumunda yasal bir görevolabileceği düşünülebilirse de bu yardım ve bakım genelde yasal zorunluluk olmaksızm daha çok insancıl yönü ağır basan belki de evrensel bir ahlak kuralıdır.
Tüm bu açıklamalara karşm kuralolarak bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikierin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi mümkündür. Böyle bir iddia karşısmda; asıl olan taraflarm akitteki gerçek ve müşterek amaçlarınm saptanmasıdır.(BK.18.) Şayet bakım alacaklısmm temlik işleminde bakıp gözetilme koşulunu değil de bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılardan mal kaçırma düşüncesinde ise) bu durumda akdin ivazlı( bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; bağış amacmm üstün tutulduğu sonucuna varılır. Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illeti olup olmadığmm belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan malvarlığmm miktarı, kemlik edilen malın tüm mamelikine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.
Somut olaya gelince; dosya içeriği ve toplanan delillere ve özellikle tanık anlatımlarına göre; davalı N..’ın ölüm tarihine kadar mirastan babası ile ilgilendiği ve tüm sağlık fiziki ve beşeri ihtiyaçlarını giderdiği, temlik tarihi 07 /06/1995 olmasına karşın ölüm tarihi olan 19/12/2001 tarihine kadar uzunca bir süre geçmiş olmasına karşın murisin sağlığında bakım koşullarının yerine getirilmediğini ileri sürmek suretiyle bir davanın açılmadığı hususları yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde; mirasbırakanın bu parsel bakımından temlikin gerçek bakım karşılığı olduğu, temlikin makul sınırlar içerisinde kaldığı diğer mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, 851 parsel bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Davalı N. G.. vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulüne,
Ayrıca 308 parsel bakımından temlik işleminin muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı belirlenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmemiştir.
Bu durumda davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı N. Ö..yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına ilişkin verilen karar isabetsizdir.Davalı N.Ö…vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.’ nun 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.