Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/27809 E. 2011/43130 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/27809
KARAR NO : 2011/43130
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

Tebliğname No : 4 – 2007/114549
MAHKEMESİ : Boyabat Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/03/2007
NUMARASI : 2006/253 (E) ve 2007/62 (K)
SUÇLAR : Hakaret, tehdit

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında sair tehdit suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
I-Sanık hakkında yakınan A.. D..’ye karşı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
SSK Boyabat Dispanser Tabibliğininin 22.10.2004 tarih 311 sayılı cevap yazısıyla, yakınan A.. D..’nin olay tarihinde dispanserde memur olarak görevli olduğunun bildirildiği ve dosya içeriğine göre sanık lehine 765 sayılı TCK.nun 272.maddesinin uygulanmasını gerektirir bir nedenin bulunmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki yakınanın olay tarihindeki statüsü ve görevli olup olmadığının sorulmaması ve sanık lehine 272. Maddenin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine ilişkin bozma düşüncelerine katılınmamıştır.
Dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 122. maddesi ile 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanun’un yürürlükten kaldırılmış olduğu ve aynı Kanun’un “Adli Para Cezalarının İnfazı” başlıklı 106. maddesinde, süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin herhangi bir gecikme zammının öngörülmediği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün 1412 sayılı CMUK.’nun 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322.maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hükümdeki “647 sayılı Kanun’un 5/5. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık hakkında yakınan C.. K..’e karşı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Eylemin, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçu kapsamında kalması karşısında, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri başlatılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması
2- 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada Cumhuriyet Savcısının hükümlüye ödeme emri tebliği üzerine belli süre içinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından,647 Sayılı Yasanın 5/5 maddesi uyarınca gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.